• Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

Başbakan Ziyaretimiz

 

tatar ziyaret

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu olarak öncelikle üstlenmiş olduğunuz bu zorlu görevde başarılar diler, sağlık sistemimizde on yıllardır konuşulan ama çözüme ulaştırılamamış sorunların aşılmasında, sağlık çalışanlarının sorunlarının çözülmesinde iş birliği içinde olumlu adımlar atabileceğimiz bir dönem olmasını umarız.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, yasasından aldığı görev ve sorumlulukla sadece bir meslek örgütü olarak çalışmalar yapmakla kalmayıp sağlığı ilgilendiren tüm konularda da faaliyetler göstermektedir.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak, ülkemizde çağdaş, hasta odaklı,  adil ve ulaşılabilir bir sağlık hizmetinin yerleştirilmesinin,   insan sağlığının korunması amacıyla koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve uygulanmasının, ülkemizin kısıtlı olan genelde insan ve özelde hekim kaynağının en verimli şekilde hizmete katılacağı, ülkenin kaynaklarının adil paylaşılacağı bir sistem yaratmanın önemine inanmaktayız.

Genel bütçede sağlığın payının çağdaş ülkeler oranına çıkartılması, ülkenin her yerinde nitelikli, ulaşılabilir, eşit bir sağlık hizmeti verilmesi hedeflenmelidir.

Bu düşüncelerle Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak Hükümetten beklentilerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz:

 

Bireysel ve Toplumsal Sağlığın Korunması İçin:

*Hastalıkların tedavisinden daha değerli, akılcı ve ekonomik olanı sağlığın korunması ve geliştirilmesidir. Ülkemizde maalesef planlı ve kapsamlı bir koruyucu sağlık hizmeti yoktur. Bu amaçla;

-Erişkin aşılama programlarımızı bilimsel ve kendi ülkemiz ihtiyaçlarına uygun olarak oluşturup gerekli aşıların ücretsiz olarak yapılmasını sağlamalıyız.  Çocukluk çağı aşı programı periyodik olarak güncellenmeli ve yaygın olarak kamusal erişimi sağlanmalıdır.

-Tütün ve tütün ürünlerinin kullanılmasının dünyada her yıl gerçekleşen 7 milyondan fazla ölümün sebebi olduğu bilinmektedir. Ülkemizde “Tütün ve Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunma  ve Denetim Yasası” yürürlüktedir. Ancak yasanın giderek daha fazla oranda delindiği ve revizyona ihtiyacı olduğu ortadadır.  Bu amaçla KTTB önderliğinde yürütülen çalışmalar Sağlık Bakanlığı’na önceki dönemde sunulmuştu. Tütünsüz bir toplum ve ülke yaratmak ve insanımızı bu zararlı alışkanlık ve etkilerinden korumak için acil önlem alınmalıdır. Sağlık kurumlarımızda sigara bırakma poliklinikleri artırılmalı ve etkin hale getirilmelidir. Bu amaçla KTTB her türlü iş birliğine hazırdır.

-Dünya Sağlık Örgütü dünyadaki insanların kronik hastalıklarına ve can kayıplarına sebep olan ortak hatalı davranışları arasında sigara kullanımı, alkol tüketimi,  hareketsiz yaşam tarzı ve kötü beslenmeyi saymaktadır.  Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinme, spor yapma, zararlı alışkanlıklardan korunma, sağlıklı beslenme bilinci oluşturulması amacı ile Sağlık Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı, sivil toplum örgütleri, medya gibi ilgili tarafların sürekli ve düzenli iş birliği ile yürütecekleri koordineli çalışmalar yapılması gerekmektedir.

-Tarladan çatala gıda güvenliği,  sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum için önemlidir. Gıda güvenliği yasalarının, tüzüklerinin tamamlanması, uygulamaların denetlenmesi ve eğitim alanında Sağlık Bakanlığı’na çok önemli görevler düşmektedir. Gıda güvenliğinin sağlanması amacı ile gerekli çalışmaların başlatılması önemlidir.

-Ülkemiz coğrafik yapısı ve iklim şartları nedeni ile bisiklet yolları, yürüyüş ve koşu parkurları gibi spor ve aktivite alanlarının yapılmasına uygundur. Hareketli yaşam tarzı insan sağlığı açısından olumlu etkileri bilinen ve yapılacak güvenli spor alanları ile özendirilmesi gereken bir şeydir. Bu amaçla yerel yönetimler, Ulaştırma Bakanlığı, sivil toplum örgütleri gibi paydaşlarla çalışmalar yapılmalı,  sağlıklı bir toplum yaratılmasına katkı sağlanmalıdır.

*Ülkemizde hastalıklar gibi can almaya devam eden trafik çarpışmalarının en aza indirilmesi amacı ile yol güvenliğinin sağlanması, alt yapıların çağdaş normlara getirilmesi, trafik eğitiminin yaygınlaştırılması için ilgili birimlerle çalışmalar yürütülmelidir. Toplu taşıma hizmetleri ülkemiz koşullarına uygun, doğa dostu, çağdaş ve güvenli yöntemler kullanılarak yaygınlaştırılmalıdır.

*Toplumda şiddet olaylarının giderek artmakta olduğu aşikardır. Şiddet bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalıdır. Bu bağlamda şiddetin önlenmesi için devlet koruyucu, önleyici, sosyal politikalar hayata geçirmelidir.  Yasal tedbirlerin, güvenlik tedbirlerinin yanı sıra eğitimin de göz ardı edilmemesi gereklidir.

*Cinsiyete bağlı şiddet olayları da maalesef artmakta hatta kadın cinayetleri yaşanmaktadır. Sosyokültürel, ekonomik, politik etmenler kadar olayın yasal boyutu da önemlidir. Devletin tüm birimleri gibi Sağlık Bakanlığı’nın da tüm icraat ve faaliyetlerinde, atamalarında toplumsal cinsiyet eşitliğini göz ardı etmemesi önemlidir.

Ülkedeki tüm kamu hastanelerinde sosyal hizmet uzmanlarının görevlendirilmesi, özellikle acil servislere başvuran şiddete maruz kalmış kişilerin ayırt edilmesinde ve gerekli girişim ve yardımın yapılmasında son derece önemlidir.

Öfke kontrolünü sağlayamayan kişilerin de yardım alabileceği, şiddete maruz kalanların başvuracağı bir şiddeti önleme danışma merkezi açılmalıdır.

*Çocuk istismarı konusunda da ülkemizdeki durumun tespiti ve gerekli tedbirlerin alınması için ivedilikle adımlar atılmalıdır.

 

Sağlık Birimleri İle İlgili:

*Nüfustaki artışa bağlı giderek artan taleplere yanıt veremez hale gelen kamu sağlık merkezlerindeki alt yapı, personel, ilaç ve malzeme eksiklikleri derhal giderilmelidir.

*Ülkemizin ihtiyaçlarına uygun, yeni bir hastane yapılması gereklidir. Bu hastane yapılırken gelecek on yıllar boyunca devletimizi borç altında bırakacak şehir hastaneleri yönteminin kullanılmaması özellikle önemlidir.

*Tıptaki gelişmeler ve yeni yaşam şartları nedeni ile giderek artmakta olan kronik hastalıkla yaşayan hasta sayıları hastane yataklarındaki en büyük doluluk oranlarını oluşturmaya başlamıştır. Giderek artan oranlarda bakıma muhtaç hastamız olacağı görülmektedir. Bu gibi hastalara tıbbi bakımın sağlanacağı, ancak hastanelerdeki tıkanıklığın da önüne geçilmesine olanak verecek şekilde PALYATİF BAKIM merkezleri açılmalıdır.

*Alkol, madde bağımlılığı tedavi merkezi (AMATEM)çalışmaları aralıksız sürdürülmeli ve biran önce tamamlanmalıdır.

*Ülkemizde hizmet veren tüm sağlık birimlerinden tıbbi atıkların usulüne uygun şekilde ve düzenli olarak toplanması için Sağlık Bakanlığı'nın gerekli önlemleri alması gerekmektedir.

*Tüm sağlık birimlerindeki (kamu ve özel) ameliyathane, acil servis ve yoğun bakım ünitelerinin çağdaş tıp uygulamaları kılavuzlarına uygun standartlar doğrultusunda denetlenerek yapılandırılması çok önemlidir.

*Ülkemizde her ne ad altında olursa olsun her türlü tıbbi uygulamanın uzman sağlık personelleri tarafından yapılması, güzellik merkezleri, tamamlayıcı tıp hizmetleri adı altında ehil olmayan kişilerce tıbbi uygulamalara izin verilmemesi, gerekli yasa çalışmalarının tamamlanması, denetimlerin düzenli ve sürekli olarak yapılması elzemdir.

 

Sağlık Çalışanları İle İlgili:

*Sağlık alanı diğer tüm çalışma alanlarından farklı, kendine özel şartlar barındırmakta, sağlık çalışanları her geçen gün artmakta olan hasta yükünü her türlü eksikliklere karşın büyük bir özveri ile karşılamaktadır. Hekimlerin görev şartlarının öznel koşullarına rağmen ayrı bir yasalarının olmayışı giderek sağlık sistemini de etkileyecek bir hal almıştır. İvedilikle ayrı bir hekim yasası ile çalışma, eğitim, özlük haklarının düzenlenmesine, verimliliğin artırılmasına ihtiyaç olduğu ortadadır. Ayrı bir hekim yasası için Sağlık Bakanlığı olarak irade ortaya koymanız önemlidir.

*Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarında, sağlık kurumlarının yetersizlikleri etkili olmaktadır. Yıllardan beridir sağlık sistemindeki her türlü aksaklıkta sağlık çalışanlarının sorumlu gösterilmeye çalışılmasının son dönemde giderek artan sağlıktaki şiddet olaylarında etkili olduğunu düşünmekteyiz. Şiddeti artıran unsurlardan birisi de cezasızlık kültürüdür ve şiddeti uygulayan kişiler cezalandırılmayacakları ya da önemli bir yaptırımla karşılaşmayacakları düşüncesi ile hareket etmektedir. Bu nedenledir ki sağlık çalışanlarına yönelik şiddete hiçbir şekilde hoşgörü gösterilmeyeceği ve mutlaka cezalandırılacağı düşüncesinin yerleştirilmesi önleyicilik açısından önemlidir. Siddetin, bir toplumda onay görmesi devam ettikçe, kişilerin yaşamının bir parçası haline gelmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle toplumun eğitilmesi, şiddetin kontrolünde ve engellenmesinde son derece önemlidir

Şiddete karşı alınacak önlemlere ilişkin birincil korunmada, öncelikle

-şiddetin hoş görülmediği bir ortamın oluşturulması,

-işyerinde meydana gelen şiddet olaylarının, şiddet türüne bakılmaksızın suç sayılması,

-bunun için gerekli yasal altyapının oluşturulması gerekmektedir.

*Kamu hastanelerindeki hekim, hemşire, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, teknik eleman, tıbbi sekreter, güvenlik görevlisi gibi personel eksiklikleri biran önce tamamlanmalıdır.

*Kamu hastanelerinde kreşler açılmalı ve çalışanların çocuklarına hizmet verilmelidir. Bu sağlık çalışanlarının verimini artıracak, iş kesintilerini azaltacaktır.

 

Sağlığın Planlanması İçin:

*Ülkemizde sayıları her geçen gün artan tıp fakülteleri ve diş hekimliği fakülteleri mevcuttur. Bu fakültelerde verilen eğitimin standardizasyonu sağlanmalı, gerekli denetimler yapılmalıdır. Fakültelere kabul edilen KKTC uyruklu öğrencilerin sayısı ülke ihtiyaçları doğrultusunda saptanarak ayarlanmalıdır.

*Tıp eğitimi uzun, pahalı ve zordur. Bir hekimin yetişmesinde teknolojik alt yapı, öğretim kadrosu kadar pratik tecrübe edinme de önemlidir. “Tababeti sanat” yapan da pratikte hastaların tedavisinde, muayenesinde, hekim-hasta ilişkilerinde “Usta-Çırak” ilişkisini oluşturan hocalardan öğrencilerin öğreneceği inceliklerdir. Bu nedenle ülkemizdeki hasta sayısı ve çeşitliliğindeki sınırlılık göz önünde bulundurulmalı, fakülte izinleri ve sayıları uygun şekilde kısıtlanmalıdır. Hatta son zamanlarda gündeme getirilen TAM ZAMANLI İHTİSAS EĞİTİMİ için dünyada aranan kriterler göz ardı edilmeden değerlendirme yapılmalıdır.

Diğer yandan yetişen hekimlerin ülkemizin gelecek ihtiyaçları doğrultusunda uzmanlaşması için gerekli çalışmalar yapılmalı, burs, iş garantisi vb. özendirici yöntemlerle ihtiyaç alanları doldurulmalıdır.

* Sağlık alanındaki tüm insan kaynakları için benzer şekilde planlamalar yapılmalı, gelecekte ihtiyaçlarımıza uygun nitelik ve sayıda yetişmiş elemana sahip olmamız planlanmalıdır.

 

Kıbrıs Türkleri Birliği olarak, Sağlık Bakanlığımızla her türlü işbirliğine hazır olduğumuzu belirtiriz.

 

Saygılarımızla,

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

 

Dr. Özlem Gürkut

(Başkan)

 

Website Security Test