2040 yılında 29,9 milyon yeni kanser vakasının ortaya çıkacağı ve 15,3 milyon kişinin ise bu hastalık nedeni ile hayatını kaybedeceği Dünya Sağlık örgütü tarafından öngörülmektedir.

Kanser gelişiminde %90 çevresel, %10 ise genetik faktörler etkilidir. Yani kanserlerin   büyük kısmı çevresel nedenlerle olur. Çevresel faktörler arasında tütün ürünleri ve obezite önemli kanser sebepleridir.

 

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kanser kontrolüne yönelik ülkelere önerileri, 

1-Kanserlerin önlenmesi,

2-Erken teşhisi,

3-Tedavisi ve

4-Palyatif bakımını kapsayan kapsamlı bir mücadeleyi içermektedir. Yani “Kanser Kontrol Planı” bu dört alanı kapsamlı olarak içermelidir.

 

Kanserlerin bir kısmı önlenebilir, bir kısmı ise erken teşhis edilebilir. Uzayan ömür, sanayileşen toplum gibi nedenlerle kanserleri sıfırlamak mümkün olmasa da kontrol altına almak mümkündür. Bu anlamda bireylere ve devlete düşen görevler vardır.

Bireyler, tütün ve tütün ürünlerinden, alkolden uzak durup, sağlıklı beslenerek, fiziksel aktivitelerini günlük hayatın bir parçası haline getirerek pek çok kanseri önleyebilirler.

Devletin de kanseri önleme, erken teşhis etme, tedavi ve rehabilitasyon, palyatif bakım alanlarında görevleri vardır.

-Devletin Kanserlerin Önlenmesi Adına Başlıca Sorumlulukları

*Ciddi bir tütün ürünleri politikasının hayata geçmesi

*gıda güvenliği, su güvenliği, hava kirliliği ile mücadele politikalarının olması

*Rahim ağzı kanserini önleyici bir aşı olarak HPV aşısının, ücretsiz aşı programına girmesi olarak sayılabilir.

– Devletin Erken Teşhis Alanındaki Sorumlulukları

Kanserlerin erken evrede teşhis edilmesi, tedavi başarısını artırmakta ve yaşam süresini uzatmaktadır. Bu nedenle meme, rahim ağzı, kolorektal, akciğer kanserler gibi yaygın kanserler için risk altındaki yaş guruplarının    en az %70 ini kapsayacak şekilde taramalar yaygınlaştırılmalıdır. Ayrıca Özel sağlık kuruluşlarında yapılan taramalar da devletin tarama programıyla entegre edilmeli ve tarama yüzdemiz %10lardan %70 lere çıkarılmalıdır.

– Devletin Kanser Tedavisi alanındaki sorumlulukları

Kanser tedavi altyapısı, artan nüfusa cevap vermekte zorlanmaktadır. Hizmetlerin ihtiyaçlara cevap verecek şekilde planlanıp hayata geçmesi için kanser kayıtçılığı ciddiye alınmalı, kadroları oluşturmalı ve kayıtçılığın kapsamı ve kalitesi artırılmalıdır. Ancak bu şekilde önümüzdeki yıllara dair, gerçekçi bir öngörü geliştirilebilir.

– Devletin Palyatif Bakım sorumluluğu

Kanser hastalarının yaşam kalitesini artırmak, ağrı yönetimi, semptom kontrolü ve psikososyal destek hizmetleri kanser hastalarına ve ailelerine sunulmasını gereken hizmetlerdir. Hastalar hayatın bu zor döneminde yalnız çaresiz kalmamalıdır.

Tek cümleyle özetlersek, gözle görünür tütün mücadelesi, kanser kayıt kadrolarıyla kayıtçılığın kalıcı ve kaliteli yapıya kavuşturulması, kanser taramalarının kabul edilebilecek seviyelere çıkarılması, palyatif bakımın hayata geçirilmesi devletin en acil görevleridir.

Kanser bir kader değil; bilinçli bir mücadele ile kontrol altına alınabilir bir hastalıklar gurubudur.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

Dr. Figen Gülen İnce, MD
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Halk Sağlığı ve Koruyucu Hekimlik Sorumlusu