Haberler:
Avrupa Hareketlilik Haftası - 12 Eylül 2019 Perşembe, 13:44
Patlamalar İle İlgili Basın Açıklaması - 12 Eylül 2019 Perşembe, 11:08
Doğal Gaz Konusu, Yapmamız Gerekenler - 09 Eylül 2019 Pazartesi, 11:45
Eşit ve ücretsiz sağlık talebi - 19 Ağustos 2019 Pazartesi, 15:27
Acı Kaybımız (Dr. Erbay Arman) - 19 Ağustos 2019 Pazartesi, 13:00
Bilgilendirme Toplantısı Daveti - 05 Ağustos 2019 Pazartesi, 14:45
Batı Nil Virüsü Hakkında Basın Açıklaması - 27 Temmuz 2019 Cumartesi, 12:36
Acı Kaybımız (Dt. İnci Taşarkan) - 10 Temmuz 2019 Çarşamba, 11:58
Başbakan Ziyaretimiz - 28 Haziran 2019 Cuma, 10:52
  • Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

Eşit ve ücretsiz sağlık talebi

 

toplanti

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (TIP-İŞ), Kıbrıs Türk Tabipleri Odası ve Evrensel Hasta Hakları Derneği’nin basın toplantısı, bu sabah 11.00’de TIP-İŞ merkezinde yer aldı.

 

Toplantıda Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut aşağıdaki konuşmayı yaptı. 

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak, ülkemizde çağdaş, hasta odaklı,  adil ve ulaşılabilir bir sağlık hizmetinin yerleştirilmesinin,   insan sağlığının korunması amacıyla koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve uygulanmasının, ülkemizin kısıtlı olan genelde insan ve özelde hekim kaynağının en verimli şekilde hizmete katılacağı, ülkenin kaynaklarının adil paylaşılacağı bir sistem yaratılmasının önemine inanmaktayız.

Genel bütçede sağlığın payının çağdaş ülkeler oranına çıkartılması, ülkenin her yerinde nitelikli, ulaşılabilir, eşit bir sağlık hizmeti verilmesi hedeflenmelidir.

Çağdaş ve akılcı sağlık hizmetlerinin sadece tedavi edici değil esasen koruyucu bacağı geliştirilmiş, bütünlüklü bir hizmet olması gerektiğini acı tecrübelerle daha iyi anlamaya başladık.

Dahası sadece bedensel değil ruhsal sağlığı koruyup geliştirmenin de göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

KKTC Anayasası her vatandaşın ücretsiz, eşit sağlık hakkından bahsetmesine karşın yıllardan beridir uygulanan nüfus politikaları, giderek çöken ülke ekonomisi ve sistemsizlik nedeni ile ülkenin her noktasındaki her vatandaşımızın kamusal sağlık hizmetlerinden eşit ve adil bir şekilde yararlandığından bahsedebilmekten çok uzaktayız.

Kamusal sağlık hizmetleri gün be gün gelişmek yerine artan talep karşısında daha da yetersiz hale gelmektedir. Kamu hastanelerindeki yatak, personel veya donanım eksikliklerine bağlı olarak süregelen sağlık kurulu aracılı hasta sevkleri sağlığa ayrılan ve zaten yetersiz olan ekonomik kaynağın eksikliklerin giderilmesine yönelik yatırımlar yerine sevklere harcanmasını zorunlu hale getirmektedir. Diğer yandan vatandaşların ücretsiz, adil ve çağdaş bir sağlık hizmeti almasının şartları oluşturulamamışken sosyal sigortalı hastaların kamudan ücretsiz sağlık hizmeti alması yerine, özelden alacağı hizmet bedelinin yarısının karşılanması planlanmaktadır. Ülkenin en büyük kamu hastanesinde aylardan beridir batın MR, mamografi çekilemezken, bronkoskopi cihazı çalışmazken, gastroenteroloji uzmanı hekim görev yapmazken atılması gereken öncelikli adımın bu olması gerektiğini düşünmüyoruz.

Ülkenin çağdaş ve ihtiyaçlara uygun sağlık planlaması için gereksinim duyduğumuz sağlık veri tabanı hala daha oluşturulamamıştır. Bunun için Sağlık Bakanlığı hastane otomasyon sisteminin ülkedeki tüm sağlık birimlerine kamu, özel ayırımı yapılmaksızın ulaştırılması ve sadece hastane ve muayenehanelerin değil, laboratuvar, görüntüleme merkezleri ve eczanelerin de sisteme dahil edilmesi gerekmektedir. Bunun sağlanması ile oluşacak bilgi ve veriler doğrultusunda ülkenin koruyucu sağlık politikalarının doğru yönlendirilmesinden başka,  ilaç ihtiyacımızın, hasta yatağı ihtiyacımızın, sağlık çalışanı ihtiyacımızın öngörülmesi de sağlanmış olabilecektir. Dahası herhangi bir hastaya herhangi bir sağlık merkezinde yapılan tetkik ve tedaviler,  bir başka merkeze başvurması durumunda sistem üzerinden takip edilebileceği için ekonomik olarak sağlanacak yarardan başka, hastanın daha doğru ve hızlı bir teşhis ve tedavi almasına da olanak sağlayacaktır.

 

Bireysel ve Toplumsal Sağlığın Korunması İçin Yapmamız Gerekenler:

*Hastalıkların tedavisinden daha değerli, akılcı ve ekonomik olanı sağlığın korunması ve geliştirilmesidir. Ülkemizde maalesef planlı ve kapsamlı bir koruyucu sağlık hizmeti yoktur. Bu amaçla;

-Erişkin aşılama programlarımızı bilimsel ve kendi ülkemiz ihtiyaçlarına uygun olarak oluşturup gerekli aşıların ücretsiz olarak yapılmasını sağlamalıyız.

-Tütün ve tütün ürünlerinin kullanılmasının dünyada her yıl gerçekleşen 7 milyondan fazla ölümün sebebi olduğu bilinmektedir. Ülkemizde “Tütün ve Tütün Ürünlerinin Zararlarından Korunma  ve Denetim Yasası” yürürlüktedir. Ancak yasanın giderek daha fazla oranda delindiği ve revizyona ihtiyacı olduğu da ortadadır. Tütünsüz bir toplum ve ülke yaratmak ve insanımızı bu zararlı alışkanlık ve etkilerinden korumak için acil önlem alınmalıdır.

-Dünya Sağlık Örgütü dünyadaki insanların kronik hastalıklarına ve can kayıplarına sebep olan ortak hatalı davranışları arasında sigara kullanımı, alkol tüketimi,  hareketsiz yaşam tarzı ve kötü beslenmeyi saymaktadır.  Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinme, spor yapma, zararlı alışkanlıklardan korunma, sağlıklı beslenme bilinci oluşturulması amacı ile Sağlık Bakanlığı, Eğitim Bakanlığı, sivil toplum örgütleri, medya gibi ilgili tarafların sürekli ve düzenli iş birliği ile yürütecekleri koordineli çalışmalar yapılması gerekmektedir.

-Tarladan çatala gıda güvenliği,  sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum için önemlidir. Gıda güvenliği yasalarının, tüzüklerinin tamamlanması, uygulamaların denetlenmesi ve eğitim alanında hükümete çok önemli görevler düşmektedir. Gıda güvenliğinin sağlanması amacı ile gerekli çalışmaların başlatılması önemlidir.

-Ülkemiz coğrafik yapısı ve iklim şartları nedeni ile bisiklet yolları, yürüyüş ve koşu parkurları gibi spor ve aktivite alanlarının yapılmasına uygundur. Hareketli yaşam tarzı insan sağlığı açısından olumlu etkileri bilinen ve yapılacak güvenli spor alanları ile özendirilmesi gereken bir şeydir. Bu amaçla yerel yönetimler, Ulaştırma Bakanlığı, sivil toplum örgütleri gibi paydaşlarla çalışmalar yapılmalı,  sağlıklı bir toplum yaratılmasına katkı sağlanmalıdır.

*Ülkemizde hastalıklar gibi can almaya devam eden trafik çarpışmalarının en aza indirilmesi amacı ile yol güvenliğinin sağlanması, alt yapıların çağdaş normlara getirilmesi, trafik eğitiminin yaygınlaştırılması için ilgili birimlerle çalışmalar yürütülmelidir. Toplu taşıma hizmetleri ülkemiz koşullarına uygun, doğa dostu, çağdaş ve güvenli yöntemler kullanılarak yaygınlaştırılmalıdır.

*Toplumda şiddet olaylarının giderek artmakta olduğu aşikardır. Şiddet bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınmalıdır. Bu bağlamda şiddetin önlenmesi için devlet, koruyucu, önleyici, sosyal politikalar hayata geçirmelidir.  Yasal tedbirlerin, güvenlik tedbirlerinin yanı sıra eğitimin de göz ardı edilmemesi gereklidir.

 

Sağlık Birimleri İle İlgili Sorunlar:

*Nüfustaki artışa bağlı giderek artan taleplere yanıt veremez hale gelen kamu sağlık merkezlerindeki alt yapı, personel, ilaç ve malzeme eksiklikleri derhal giderilmelidir.

*Ülkemizin ihtiyaçlarına uygun, yeni bir hastane yapılması gereklidir. Bu hastane yapılırken gelecek on yıllar boyunca devletimizi borç altında bırakacak şehir hastaneleri yönteminin kullanılmaması özellikle önemlidir.

*Tıptaki gelişmeler ve yeni yaşam şartları nedeni ile giderek artmakta olan kronik hastalıkla yaşayan hasta sayıları hastane yataklarındaki en büyük doluluk oranlarını oluşturmaya başlamıştır. Giderek artan oranlarda bakıma muhtaç hastamız olacağı görülmektedir. Bu gibi hastalara tıbbi bakımın sağlanacağı, ancak hastanelerdeki tıkanıklığın da önüne geçilmesine olanak verecek şekilde PALYATİF BAKIM merkezleri açılmalıdır.

*Alkol, madde bağımlılığı tedavi merkezi (AMATEM)çalışmaları aralıksız sürdürülmeli ve biran önce tamamlanmalıdır.

*Ülkemizde hizmet veren tüm sağlık birimlerinden tıbbi atıkların usulüne uygun şekilde ve düzenli olarak toplanması için Sağlık Bakanlığı'nın gerekli önlemleri alması gerekmektedir.

*Tüm sağlık birimlerindeki (kamu ve özel) ameliyathane, acil servis ve yoğun bakım ünitelerinin çağdaş tıp uygulamaları kılavuzlarına uygun standartlar doğrultusunda denetlenerek yapılandırılması çok önemlidir.

*Ülkemizde her ne ad altında olursa olsun her türlü tıbbi uygulamanın uzman sağlık personelleri tarafından yapılması, güzellik merkezleri, tamamlayıcı tıp hizmetleri adı altında ehil olmayan kişilerce tıbbi uygulamalara izin verilmemesi, gerekli yasa çalışmalarının tamamlanması, denetimlerin düzenli ve sürekli olarak yapılması elzemdir. Mevcut durum hasta haklarına aykırı olup, ciddi tıbbi riskler söz konusudur.

 

Sağlık Çalışanları İle İlgili Sorunlar:

*Sağlık alanı diğer tüm çalışma alanlarından farklı, kendine özel şartlar barındırmakta, sağlık çalışanları her geçen gün artmakta olan hasta yükünü her türlü eksikliklere karşın büyük bir özveri ile karşılamaktadır. Hekimlerin görev şartlarının öznel koşullarına rağmen ayrı bir yasalarının olmayışı giderek sağlık sistemini de etkileyecek bir hal almıştır. İvedilikle yapılacak ayrı bir hekim yasası ile, çalışma, eğitim, özlük haklarının düzenlenmesine, verimliliğin artırılmasına ihtiyaç olduğu ortadadır.

*Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarında, sağlık kurumlarının yetersizlikleri etkili olmaktadır. Yıllardan beridir sağlık sistemindeki her türlü aksaklıkta sağlık çalışanlarının sorumlu gösterilmeye çalışılmasının son dönemde giderek artan sağlıktaki şiddet olaylarında etkili olduğunu düşünmekteyiz.

*Kamu hastanelerindeki hekim, hemşire, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, teknik eleman, tıbbi sekreter, güvenlik görevlisi, hasta bakıcı gibi personel eksiklikleri biran önce tamamlanmalıdır.

Sağlığın Planlanması İçin:

*Ülkemizde sayıları her geçen gün artan tıp fakülteleri ve diş hekimliği fakülteleri mevcuttur. Bu fakültelerde verilen eğitimin standardizasyonu sağlanmalı, gerekli denetimler yapılmalıdır. Fakültelere kabul edilen KKTC uyruklu öğrencilerin sayısı, ülke ihtiyaçları doğrultusunda saptanarak ayarlanmalıdır.

*Tıp eğitimi uzun, pahalı ve zordur. Bir hekimin yetişmesinde teknolojik alt yapı, öğretim kadrosu kadar pratik tecrübe edinme de önemlidir. “Tababeti sanat” yapan da pratikte hastaların tedavisinde, muayenesinde, hekim-hasta ilişkilerinde “Usta-Çırak” ilişkisini oluşturan hocalardan öğrencilerin öğreneceği inceliklerdir. Bu nedenle ülkemizdeki hasta sayısı ve çeşitliliğindeki sınırlılık göz önünde bulundurulmalı, fakülte izinleri ve sayıları uygun şekilde kısıtlanmalıdır.

Diğer yandan yetişen hekimlerin ülkemizin gelecek ihtiyaçları doğrultusunda uzmanlaşması için gerekli çalışmalar yapılmalı, burs, iş garantisi vb. özendirici yöntemlerle ihtiyaç alanlarına özendirici yönlendirmeler yapılmalıdır.

* Sağlık alanındaki tüm insan kaynakları için benzer şekilde planlamalar yapılmalı, gelecekte ihtiyaçlarımıza uygun nitelik ve sayıda yetişmiş elemana sahip olmamız şimdiden planlanmalıdır.

 

Saygılarımızla,

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

 

Dr. Özlem Gürkut

(Başkan)

 

Website Security Test