• Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

1 Aralık Dünya Aids Günü

 

dunya aids gunu KTTB

 

HIV hastalığı kimi veya kimleri ilgilendirir?

HIV, yani human immundeficiency virüs, dünyada ve KKTC’de din, dil, etnik köken, meslek, yaş, kadın, erkek, çocuk ayrımı yapmadan herkesi etkileyebilir. HIV çağımızın hastalığıdır ve bu konuda bilgilenmek için herkese iş düşmektedir. HIV hepimizi ilgilendirmektedir...

HIV (Human Immunodeficiency Virus) nedir?

Türkçe’de ‘’İnsan Bağışık Yetmezlik Virüsü’’ olarak adlandırılan bir virüstür. HIV ile enfekte olan bir kişinin tedavi almaması, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve etkisiz hale gelmesine neden olur. Virüs CD4 lenfosit dediğimiz beyaz kan hücrelerine yerleşir ve çoğalmaya başlar. Uzun yıllar içerisinde ise bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olur.

AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrome) nedir?

Türkçe’de ‘’Kazanılmış Bağışık Yetmezlik Sendromu’’ olarak adlandırılan HIV’in neden olduğu hastalıklar bütünüdür. Normalde sağlıklı bir kişide bağışıklık, yani CD4 sayısı 600 ile 1200 arasındasır. Ancak AIDS evresine geçmiş bir HIV pozitif kişinin CD4 sayısı 200 ‘ün altına inmiştir. CD4 sayısı 200’ün altına düştüğünde, kişinin bağışıklık sistemi ciddi şekilde zayıflar ve fırsatçı enfeksiyonlar ve kanserler kolayca gelişebilir. Yani kısacası her HIV pozitif kişi AIDS değildir. AIDS tablosu, HIV hastalığının ilerlemiş son evresidir diyebiliriz.

KKTC'de yaşayan HIV pozitif kaç kişi vardır?

Kuzey Kıbrıs'ta KKTC vatandaşı olup HIV tanısı ile yaşamakta olan 68 kişi vardır. Ancak HIV pozitif olup bunu bilmeyen hasta sayısı çok daha fazladır. Dünyada HIV taşıyıcısı olan dört kişiden biri HIV pozitif olduğunu bilmiyor. KKTC’de HIV ile ilgili tarama ve eğitim politikalarının olmadığını düşünürsek bu oranın ülkemizde daha da yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

HIV virüsü vücuda girdikten sonra hastalık süreci nasıldır?

Virüs vücuda girdikten sonra genelde bir ay içerisinde kişide grip benzeri şikayetler olur. Bundan dolayı hastalık ilk aşamada kolayca gözden kaçabilmektedir. Hastalar genelde eve grip reçetesi ile gönderilmekte ve bu döneme “Akut Retroviral Sendrom” adı verilmektedir. Bu dönem hiçbir belirti ve bulgu vermeyeceği gibi hızlı kilo kaybı,
kuru öksürük, tekrarlayan ateş veya gece terlemeleri, açıklanamayan yorgunluk,
büyümüş koltuk altı, kasık veya boyun lenf bezleri gibi yakınmalar ve bulgular olabilmektedir.

Bu dönemden sonra hastalık sessiz dönem yani latent döneme girer. Bu dönemde çok yakınma ve bulgu vermeden yıllar içerisinde (2-10 yıl) yavaş yavaş CD4 sayısı tükenmeye ve düşmeye başlar. Yukarıda açıklandığı gibi CD4 sayısı 200’ün altına düştüğünde, kişinin bağışıklık sistemi ciddi şekilde zayıflar ve fırsatçı enfeksiyonlar ve kanserler ortaya çıkmaya başlar.

HIV tanısı nasıl konur?

HIV tanısı için herhangi bir laboratuvarda kan testi yaptırmanız gerekmektedir. Tüm devlet hastanelerinde HIV testi yapılabilmektedir. Ayrıca pek çok özel hastanede ve laboratuvarda da test yapılmaktadır. Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinde isim vermeden de test yaptırmak mümkündür. Tek yapmanız gereken enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmaktır.

Hastalık nasıl bulaşır?

Korunmasız oral, anal ve vajinal cinsel ilişki sırasında virüs vücuda girebilir. Her tip korunmasız cinsel ilişki ile HIV ve diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar bulaşabilmektedir.

Ayrıca kan ürünlerinin nakli, ortak enjektör kullanımı, anneden bebeğe, dövme veya piercing ve kaza ile enjektör iğnesinin vücuda batması (HIV pozitif kişinin) ile bulaşabilmektedir.

HIV hangi yollar ile bulaşmaz?

HIV, sosyal ilişkilerle, öpüşmekle, sarılmakla, aynı ortamda bulunmakla, aynı çatal – kaşığı, aynı havuzu, aynı tuvaleti kullanmakla, sivrisinek ısırmasıyla, gözle görünür miktarda kan içermedikçe tükürükle, ter ile bulaşmaz. Kısacası düşünüldüğünün aksine, günlük sosyal ilişkiler ile bulaş olmaz.

Kimler risk altında? Öncellikle kimler test yaptırmalı?

HIV hastalığının toplumdaki seyrini azaltmak için, tanı almamış hastaların tanı almalarını sağlamamız gerekmektedir. Öncelikli olarak yüksek risk gruplarının belirlenmesi ve bu gruptaki kişilerin normal toplumdaki kişilere göre daha sık test yaptırmaları gerekmektedir. Risk grubunda iseniz zaman kaybetmeden mutlaka test yaptırınız.

Risk grupları;

-Korunmasız cinsel ilişki yaşayan ve birden fazla partnerle olanlar

-Damar içi ilaç bağımlılığı ve ortak enjektör kullanımı olanlar

-HIV pozitif bir kişi ile ilişki yaşayanlar

-Görülme sıklığı yüksek bölgelere seyahat eden ya da orada yaşayanlar

-Cinsel saldırıya maruz kalanlar

-Erkekler arası homoseksüel ilişki yaşayanlar

Risk grubundayım, HIV hastalığından nasıl korunabilirim?

-Kondom yani prezervatif kullanımı; Cinsel ilişki yoluyla HIV bulaşması cinsel sıvıların cinsel organlara, anüse ağıza ya da açık yaralara teması ile olur. Kondom kullanmak halen HIV'den korunmanın en güvenilir yöntemidir. Ülkemizde, hem erkekler hem de kadınlar için kondom mevcuttur. Cinsel ilişkinin her çeşidinde ve doğru kullanılması halinde bulaş riski %0’a yaklaşmaktadır. Kondomun son kullanma tarihine,  ambalajı açıp kullanırken yırtılmamış olduğuna dikkat etmek önemlidir

Tedavi almak; Tedavi alan HIV pozitif kişiler %96 oranında bulaştırma riskini azaltıyor. Partneriniz HIV pozitif ise tedavi alması için destek olun.

PrEP (Pre-exposure prophylaxis); 2012 yılından bu yana kullanılan PrEP, HIV bulaş riskini azaltmak için cinsel temas öncesinde alınan bir ilaç rejimidir. Bulaş riskini önemli ölçüte azaltmaktadır.

PEP (Post-exposure prophylaxis); Türkçede temas sonrası korunma tedavisi olarak da bilinen bu yöntem, potansiyel riskli teması takip eden 2. ila 72. saatler arasında başlanması gereken bir ilaçtır. Kullanımının, 28 gün boyunca kesintisiz olarak devam etmesi gerekir. Bulaş riskini ortalama %80 oranında azaltmaktadır.


HIV’in tedavisi var mı? Öldürür mü?

Dünya Sağlık Örgütü’nün kronik hastalıklar listesinde olan HIV, 1996’dan bu yana mevcut gelişmiş Antiretroviral (HIV’i baskılayan) ilaç seçenekleriyle kontrol altında tutulabilmektedir. Günümüzün yenilikleri ile artık HIV günlük tek bir tablet ile tedavi edilebilmektedir.  Doğru zamanda ilaç tedavisine başlayan HIV pozitif kişiler kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilirler. Geç HIV tanısı alan ve AIDS evresinde olan kişiler dahi ilaç tedavisiyle sağlıklarına geri kavuşabilmektedir. Hatta günümüzde gelişmiş tıp

sayesinde HIV pozitif anneler virüsü taşımayan bebek sahibi olabilmektedir. HIV pozitif kişiler normal aile ve iş hayatlarına devam edebilirler.

HIV hastalarına yapılan insanlık dışı uygulama

KKTC'de maalesef şu andaki uygulama, HIV pozitif yabancıların yurtdışına ihraç edilmesi şeklindedir. Hiçbir gelişmiş ülkede böyle bir uygulama yoktur. Bu uygulamanın devam etmesi halinde hastalar kan testi yapmaktan kaçınacak ve dolaysıyla hastalığı taşıdığını bilmeyecektir. Hastalığı taşıdığını bilmeyen kişi ise toplum içerisinde bu hastalığı bulaştırmaya devam edecektir. Bu sebepten ötürü HIV pozitif yabancıların yurtdışına ihraç edilme kararı tekrardan gözden geçirilmelidir.

Ülke olarak ne yapalım ?

Eğitim sistemine sağlıklı cinsel eğitim derslerinin konulması (cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve korunma yöntemleri)  yapacağımız en önemli ve ilk adımdır. Bunun dışında cinsel yolla bulaşan hastalıkların teşhisi için gerekli test merkezlerinin açılması, ülkeye gelen ve belirli bir sürenin üzerinde kalacak olan risk grubu kişilerin taranması (bulaşmayı azaltmak için en önemli adım hasta olduğunu bilmektir), spot eğitim bilgilendirme içeriklerinin artırılması, riskli gruplarda sık taramalar yapılması ve ihraç kararının kaldırılmasıdır. 

Hepimize çok iş düşmektedir. Bugün toplum içerisindeki HIV hastalığı ile mücadele etmezsek sayı artmaya devam edecektir.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

Dr. Emre Y. Vudalı
Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu