• Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

Entegre Vektör Mücadelesi Konferansı Sonuç Bildirgesi

Vektorler Toplu

 

 

 

  1. KKTC’de yapılması gereken entegre vektör mücadelesi idari ve uygulama yönünden ayrı ayrı ele alınmıştır.
  2. Entegre vektör mücadelesi konusunda idari açıdan Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda bir üst kurul oluşturulmasının gereklidir. Sağlık Bakanlığı dışında Belediyeler Birliği, Tarım Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çevre Bakanlığı’nın kurulda görev alması uygundur. Bu üst kurulun amacı; koordinasyon ve işbirliğini sağlamak, yetki karmaşasını ortadan kaldırmak, entegre vektör mücadelesini uygulatmak ve uygulamayan birimlere yaptırım yapmak olmalıdır.
  3. Bu üst kurulun altında konu ile ilgili bakanlıkların ilişkili daireleri yanında Kıbrıs Türk Tabipleri birliği (KTTB), Biyologlar Derneği başta olmak üzere meslek örgütlerinden oluşan bir alt kurulun yer alması da çok önem taşımaktadır. Bu alt kurulun amacı; bilimsel veriler doğrultusunda entegre vektör mücadelesini güncel tutmak, mücadelede çalışacak kişilerin eğitimini ve halkın eğitimini sağlayacak güncel yöntemlerin belirlenmesi olmalıdır. Bu durumun entegrasyon için çok önemli önemlidir.
  4. Bu yapının başarılı bir şekilde görev yapması için, yasal altyapı dışında, bağımsız bütçesi bulunmalıdır. Aksi takdirde vektör mücadelesi için ayrılan bütçenin bu amaç dışında kullanılması riski sürecektir.
  5. KKTC’de başta sivrisinekler olmak üzere insanlar üzerinde olumsuz etkileri olan ve hastalık yapan canlılara karşı ‘entegre vektör mücadelesi’ yapılması en doğru yöntem olarak benimsenmiştir.
  6. Vektör mücadelesi, doğal habitatların korunmasına özen gösterilerek yapılmalıdır.
  7. Entegre vektör mücadelesi, insan odaklı bir mücadele olup, öncelik sırasına göre kültürel, mekanik, biyolojik ve kimyasal mücadele tiplerinin uygun biçimde kullanılarak insanlar üzerindeki vektör kökenli olumsuzlukların ortadan kaldırılmasını kapsamaktadır.
  8. İnsan sağlığının her şeyin üzerinde olduğu noktasından hareketle, entegre vektör mücadelesi de insan sağlığını en önde tutarak ve doğayı korumaya azami hassasiyet göstererek sürdürülmelidir. Bu nedenle; mücadelede mümkün olduğunca her çeşit insektisit kullanımından kaçınılmalıdır. Sorunun çözümünün, paydaşların eğitimi ve mücadeleye katkılarının artırılması yanında altyapı sorunlarının giderilmesi ile sağlanması hedeflenmelidir.
  9. Entegre vektör mücadelesinde, halk mücadelenin temel bileşeni ve destekçisi olarak kabul edilmeli ve sonuçlar halkın sağlığı ve refahına odaklamaktadır.
  10. Planlanan entegre vektör mücadelesi çalışmaları WHO, EU ve EPA başta olmak üzere uluslararası ve ulusal düzenlemelere uygun olarak yapılmalıdır.
  11. KKTC’de bu tip bir entegre vektör mücadelesi yürütülmesi, hem insan sağlığı ve doğayı korumanın en önde tutulmasını hem de daha başarılı ve daha ekonomik bir mücadele yapılmasını sağlayacaktır.
  12. Amaç KKTC’de insan sağlığının olumsuz etkilenmesini önlemek konusunda tüm vektörlerle (sivrisinek, karasinek, tatarcık sineği, vb) mücadele etmek olduğunda, hiçbir çıkar gözetmeksizin, sadece bilimsel veriler ışığında ve evrensel normlardan ödün vermeden oluşturulan entegre mücadele çalışmaları yapmanın gerekliliği ortadır.

 

Dr. Özlem Gürkut                                                        Prof. Dr. Selim Sualp Çağlar

(KTTB Başkanı)                                                      (Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi

Biyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi)

 

 

Yrd. Doç. Dr. Burak Ali Çiçek                                                       Uzm. Dr. Emre Yusuf Vudalı

(DAÜ Fen ve Edebiyat Fakültesi                              (Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı

Biyoloji Bölümü Öğretim Görevlisi)                             KTTB Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu)

 

Dilge Özerdem

(Lefkoşa Türk Belediyesi)

 

 

 

KTTB, NAPOLİ'DE GERÇEKLEŞEN FEMS GENEL KURULUNDA ÜLKEMİZİ TEMSİL ETTİ

Fems Napoli

 

 

Avrupa Maaşlı Hekimler Federasyonu European Federation of Salaried Doctors (FEMS) Avrupa ülkelerinin hekim örgütlerinin (meslek örgütleri ve sendikalar) temsilcilerinin katılımı ile çalışmalarını yürütmektedir. FEMS, Avrupa’da sağlığa ve hekimlerin Avrupa Birliği içerisinde serbest dolaşımına dair direktiflerin hazırlanması başta olmak üzere birçok çalışma yürütmektedir. 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) 2012’de önce gözlemci statüsünde ardından ise tam üyeliği onaylanarak FEMS’e üye olmuştur.

 

Avrupa  Maaşlı Hekimler Federasyonu (FEMS) Genel Kurulu Napoli’de Gerçekleşti

FEMS’in 30 Mayıs-1 Haziran 2019 tarihlerinde İtalya’nın Napoli kentinde gerçekleşen genel kuruluna KTTB adına Başkan Dr. Özlem Gürkut, Kıbrıs Türk Tabipleri Odası Başkanı Dr. Mustafa Taşçıoğlu ve Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dr. Ahmet Özant katılarak Kıbrıs Türk hekimlerini ve ülkemizi temsil etmiştir. 3 gün boyunca yapılan toplantılarda Avrupa çapında tüm üye ülkelerde kadın hekimlere yapılan anket sonuçlarını da içeren “Kadınlara yönelen tıbba doğru: Avrupalı kadın doktorlar nasıl yaşıyor ve çalışıyor; kolaylıklar ve engeller”  oturumunda Dr. Özlem Gürkut ülkemizdeki kadın hekimlerle gerçekleştirilen anket çalışmalarının sonuçlarını, Kıbrıs’a dair verileri ve değerlendirmeleri paylaşmıştır. Doktorların uzmanlık eğitimleri ve devletlerin sağladığı bursların geri ödenmesi yükümlülüğü ile ilgili olarak KTTB’nin sorumluluğunda tüm üye ülkelerde yapılan anketler sonucu elde edilen bilgileri Dr. Ahmet Özant analiz ederek sunmuştur. Toplantının son gününde ise ülke raporumuz sunularak, ülkemizdeki sosyal, ekonomik ve siyasi gelişmelerin ışığında sağlık alanında ve sağlık çalışanları ile ilgili güncel durum ve sorunlar hakkında bilgiler verilmiş, değerlendirmeler yapılmıştır. 

Toplantılar boyunca FEMS’in izleyeceği politikalar ve yürüteceği çalışmalar hakkında görüş ve önerilerimizi sunma, katılımcı ülke ve örgüt temsilcilerine ülkemizi tanıtma imkânı da bulduğumuz

FEMS’in bir sonraki genel kurulu Letonya’nın başkenti Riga’da gerçekleşecektir.

 

Saygılarımızla,

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (a)

 

Dr. Özlem Gürkut                                                                         

     (Başkan)

 

 

'Hüzün Ana ve Çocukları'

Huzun Ana ve Cocuklari KTTB

 

 

3 Mayıs 2019 Cuma Saat 20'de Lefkoşa Belediye Tiyatrosu'nun "Hüzün Ana ve Çocukları" oyununu izlemek isteyen üyelerimiz biletlerini ücretsiz olarak KTTB Sekreterliğinden temin edebilirler

 

 

 

 

 

Uygulamalı Entegre Vektör Mücadelesi Konferansı Yapıldı

vektorler

 

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu Kuzey Kıbrıs’ta “Entegre Vektör Mücadelesi” konusunda farkındalık yaratmak amacıyla 3 Mayıs 2019 tarihinde Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Konferans Salonunda “Uygulamalı Entegre Vektör Mücadelesi”  konferansı düzenlenmiştir.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu

 

 

 

Uygulamalı Entegre Vektör Mücadelesi Konferansı

Entegre Vektor KTTB

 

 

3 Mayıs 2019 Cuma Gün Saat 10'da KTTB konferans salonunda Uygulamalı Entegre Vektör Mücadelesi Konferansı gerçekleştirilecektir. İlgi duyan doktolarımız ve halkımız davetlidir.

 

Aşı Bilgilendirmesi

Asi KTTB

 

 

Her yıl Nisan ayının son haftasında kutlanan aşı haftası tüm dünyada aşı farkındalığını artırmak amacı ile düzenlenmektedir.

Aşı karşıtlığının tartışıldığı ve aşı ile tamamen önlenebilecek bazı hastalıkların yeniden görülmeye başladığı günümüzde hastalarımıza yönelik bilgilendirme olarak kullanabileceğiniz, yapılan başlıca aşılar hakkında kısa bilgiler topladık;

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

Dr. Emre Y. Vudalı 
Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu
 

Grip (İnfluenza) Aşısı

Genel bilgi: 
Grip, her sene sebep olduğu mevsimsel salgınlar ve bu salgınlar sonucu sağlık kurumlarında artan iş yükü, hastane yatışlarındaki artışlar, iş ve okul kaybı, ekonomik yükü, riskli gruplarda belli bir oranda ölümle sonuçlanması ve belki de hepsinden önemlisi yeni mutasyonlarla pandemi (kıtalar arası salgın) ve toplu ölümlere neden olabildiğinden sürekli olarak güncelliğini korumaktadır. Grip genellikle bir iki hafta içinde tedavisiz iyileşmekle beraber, çok küçük yaştakiler, yaşlılar ve altta yatan kronik hastalığı olanlarda hastane yatışlarında artışa ve ölüme neden olmaktadır. 
 
Kimlere aşı önerilir? 
Grip aşısı prensipte, 6 aylık ve üzeri yaş grubundan yaptırmak isteyen herkese yıllık olarak ekim ayında uygulanır. Grip açısından tanımlanmış risk gruplarına giren kişilere, bu kişilere bakım veren kişilere ve nihayetinde gripten korunmak  isteyen herkese önerilmektedir. 
Grip aşısının öncelikli yapılması önerilen gruplar şunlardır:  

  • 4 yaşından küçük (özellikle 2 yaş altı) çocuklar (6. aydan itibaren) 
  • 50 yaşından büyük erişkinler 
  • Gebeler 
  • Bakım evinde yaşayanlar 
  • Sağlık çalışanları 
  • Kronik sağlık sorunu olanlar 
- Kronik pulmoner hastalık (astım, kronik obstruktif akciğer hastalığı, kistik fibrozis),  
- Kardiyovasküler (tek başına hipertansiyon hariç) hastalık   
- Böbrek hastalığı  
- Karaciğer hastalığı  
- Kan hastalıkları (orak hücreli anemi dahil)   
- Endokrin hastalık (diabetes mellitus gibi)    
- Metabolik hastalık (genetik metabolik hastalıklar gibi)  
- Nörolojik veya nöro-gelişimsel bozukluğu olanlar (beyin, spinal kord, periferik sinir ve kas hastalıkları, serebral palsi, epilepsi, inme, mental retardasyon, büyüme-gelişme geriliği, musküler distrofi, spinal kord hasarı dahil) 
- Hastalık veya ilaca bağlı olarak bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kanser, uzun süreli steroid kullanımı, HIV gibi) 
- 19 yaşından küçük olup uzun süredir aspirin tedavisi alanlar 
- Morbid obezler (Vücut kitle indeksi >40)  
- Grip açısından riskli grupta tanımlanan kişilere bakım verenler ve aynı evde yaşayanlar (çocuklar dahil) 
 
Grip aşısı kimlere yapılmaz?
Yumurta proteini dahil olmak üzere aşı içeriğindeki herhangi bir bileşene karşı bilinen ciddi alerjik reaksiyon veya daha önce aşı uygulaması sonrasında alerjik reaksiyon gelişmiş olan kişilere yapılmaz.
 
Difteri, Tetanoz, Boğmaca Aşıları
 
Genel bilgi:

 

                Difteri: Geçmiş yıllarda salgınlara yol açmış olmakla birlikte rutin immünizasyonun başlamasını takiben bir çok bölgede hastalığın görülme sıklığında belirgin azalma olmuş ve yaygın aşılama programları sayesinde Avrupa’nın çoğu ülkesinde hemen hemen eliminasyon noktasına gelinmiştir.
                Tetanoz: Dünyadaki yıllık insidansı bir milyon olguyu bulan ve mortalitesi oldukça yüksek seyreden tetanoza yakalanma riski doğumdan itibaren söz konusu olduğu için hem gebelik sırasında anne adayları aşılanarak, hem de bebekler doğumu takiben 2. aydan itibaren rutin aşılama programına alınarak bu enfeksiyondan korunmaya çalışılmaktadır.
                Boğmaca: Yaygın bebeklik çağı aşılama programları sonucu tüm dünyada boğmaca olguları belirgin şekilde azalmış olmakla birlikte zaman zaman bazı ülkelerde (ABD başta olmak üzere) adolesanlar ve genç erişkinlerde boğmaca olgularının arttığı gözlenmektedir. Boğmaca erişkin yaş grubunda da görülmekle birlikte çoğunlukla tanı konamamaktadır.
 
Kimlere aşı önerilir?

  • Çocukluk çağında rutin olarak yapılması önerilen aşılardandır. Tetanoz ve difteri toksoid aşılarıyla primer immünizasyonunu tamamlamamış ya da hiç aşılanmamış erişkinlerde, primer aşı şemasına başlanmalı veya eksik dozlar tamamlanmalıdır. 
  • Erişkinler için primer aşılama üç dozdur: Dört hafta ara ile iki doz, birinci dozdan 6–12 ay sonra üçüncü doz Td (tetanoz-difteri) aşısı yapılmalıdır. Aşılar deltoid kasa IM (kas içi) yoldan uygulanır.
  • Antitoksin düzeyi (bağışıklık yanıtı) zamanla azaldığı için primer aşılama serisini tamamlamış olan erişkinlerin her 10 yılda bir Td (tetanoz-difteri) rapeli (hatırlatma aşısı) ile aşılanması ve bu rapellerden birinin Tdap (tetanoz-difteri-aselüler boğmaca)  olması önerilir.
  • Önceden Tdap (tetanoz-difteri-aselüler boğmaca) uygulanmamış olan veya önceki aşı durumu bilinmeyen tüm erişkinlere Tdap (tetanoz-difteri-aselüler boğmaca) uygulanır. Bu uygulamada yakın zamanda yapılmış tetanoz veya difteri aşılama durumuna ve aşı aralığına bakılmaz.
  • Td aşısı ile primer üç doz tetanoz aşılama şemasını tamamlamamış olan kişilere Tdap ile aşı başlanabilir veya eksik kalan aşı dozları tamamlanır.
  • Doğurganlık çağında (15–49 yaş), 5 doz Td uygulanmış olan kadınların da 10 yıl aralıklarla Td aşılamasına devam edilir.
  • Gebelere de önceki Td veya Tdap aşı durumlarına bakılmaksızın her gebelikte Tdap yapılması önerilmektedir. Bunun nedeni, postpartum dönemde 12 aydan küçük bebekle yakın temasta bulunmalarıdır. Gebelikte Tdap yapılması için ideal dönem 27-36. gebelik haftalarıdır. Aynı nedenle daha önce Tdap yapılmamış olan ve 12 aydan küçük bebeklerle temas olasılığı yüksek olan sağlık çalışanlarına da Tdap önerilmektedir. 
Aşı kimlere önerilmez?
Aşılama sonrası ciddi allerjik reaksiyonlar oluşmuş veya nörolojik bulgular gelişmişse aşı yapılmaz. Orta veya ağır derecedeki akut (erken dönem) hastalık durumunda iyileşene kadar aşı ertelenmelidir. Hafif hastalıklar geçiren veya emziren kişiler aşı olabilirler.
 
Herpes Zoster (Zona) Aşısı 

Genel bilgiler:
                Zona hastalığına yol açan virüs aslında suçiçeğine neden olan virüstür. Suçiçeği geçiren bireylerde, virüs sinir hücrelerine yerleşerek pasif halde kalır. Bu virüs ileride tekrar aktive olarak zona hastalığına sebep olabilir. Bu nedenle suçiçeği geçirmiş olan herkes zona geçirme riski altındadır.
 
Kimlere aşı önerilir?
                Daha önce suçiçeği ve zona zoster geçirip geçirmemiş olmasına bakılmaksızın 50 yaş üzerindeki tüm bireylere önerilmektedir. Kronik (uzun dönemli) hastalığı olanlar (Kronik böbrek yetmezliği, diabetes mellitus, romatoid artrit, KOAH) huzurevinde kalanlar zona açısından artmış riske sahip olacaklarından aşılanmalar  önerilmektedir.
 
Aşı kimlere önerilmez?
                Aşının herhangi bir içeriğine karşı allerji varlığı; bir önceki dozda allerjik reaksiyon; kemik iliği ya da lenfatik sistemin etkilendiği lösemi, lenfoma ve diğer kanserlerde görülen bağışıklık yetmezlik halleri; 2 haftadan uzun süre immünsüpresif dozda kortikosteroid kullanımı; primer ya da kazanılmış immün yetmezlik halleri; aktif tüberküloz; gebelik ve 38.5 C’nin üzerinde ateşin eşlik ettiği hastalıklar gibi durumlarda aşı yapılmaz. Kısacası bağışıklık sistem yetmezliklerinde aşı yapılmaz.
 
Human Papilloma Virüs (HPV) Aşısı
 
Genel bilgiler:
HPV’nin neden olduğu genital siğil, kanser öncesi genital oluşumlar ve serviks (rahim ağzı) kanserini önlemeye yönelik olarak geliştirilen aşılardır. Serviks kanserine en sık yol açan HPV serotiplerine karşı koruyucu etki sağlayan bu aşıların, serviks kanserini %70-80, genital siğilleri %90 oranında engellediği gösterilmiştir. HPV 16 ve 18’in meydana getirdiği servikal kanserlerin önlenmesinde %100 etkili bulunmuşlardır. 9-13 yaş arası kız çocuklarına yapılan HPV aşılaması serviks kanserinin önlenmesinde en maliyet-etkin halk sağlığı korunma önlemidir. 
 
Kimlere aşı önerilmekte?
                Dünya Sağlık Örgütünün güncel önerilerine göre HPV aşıları 9-13 yaş arası kız çocuklarına uygulanmalıdır. Seksüel aktivite başlamadan HPV aşı şemasının tamamlanması etkinliği açısından önemlidir. Bununla birlikte HPV aşısı için bir üst yaş sınırı bulunmamaktadır, ancak bazı kaynaklar üst yaşı 26 olarak sınırlamaktadır. HPV ile enfekte olmayan seksüel aktif kadınlar aşıdan tam yarar görürler. Daha önceden HPV ile enfekte olan kadınlarda ise aşı daha az etkilidir. Bununla birlikte seksüel aktivitesi olan kadınların da aşılanması önerilmektedir. Aşı farklı HPV tiplerine karşı bağışıklık sağlayabileceğinden genital siğilleri, anormal smear testi ya da HPV DNA testi pozitif olan kadınlara da aşı uygulanması tavsiye edilmektedir. Aşı yapılmış olması tarama testlerinin (smear) yapılmamasını gerektirmez. Aşılı kadınlara da düzenli olarak tarama testi yapılmalıdır. Aşının koruyuculuk süresi tam olarak bilinmemekle birlikte, en az 5 yıl koruyucu olduğu bildirilmektedir.
 
Aşı kimlere önerilmez?

  • Aşı içeriğine karşı allerjik olduğu bilinen kişilere aşı uygulanmamalıdır.
  • Gebelikte güvenilir olduğunu gösteren veriler varsa da yeterli sayıda veri oluşmadığı için gebelikte aşılama önerilmemektedir. Aşıya başlandıktan sonra gebelik anlaşılırsa, sonraki aşı dozları doğum sonrasına ertelenmelidir. Gebeliğin sonlandırılması gerekmez.

Varisella Zoster (Su çiçeği)

 

Genel bilgiler:
Daha çok çocuklarda ortaya çıkan suçiçeği hastalığı; çok sık görülen, ağır belirtilere yol açmayan, virüs kökenli bir bulaşıcı hastalıktır. Bu hastalığı yapan virüs varicella-zoster virüsüdür. Bu virüs suçiçeği ve zona hastalıklarını yapar. Suçiçeği, bu virüsün birinci enfeksiyonu ve çocukluk çağı hastalığıdır. Zona ise daha önce suçiçeği geçirmiş olan çocukların yetişkinlik veya ihtiyarlık çağlarında ortaya çıkabilen bir hastalıktır.
 
Kimlere aşı önerilmekte?

  • Ciddi seyirli suçiçeği açısından yüksek riskli kişilerle yakın teması olan kişiler (Ör. sağlık personeli, bağışıklık yetmezliği olan kişilerde) 
  • Bulaş veya temas riski yüksek olanlar (küçük çocukların öğretmenleri, çocuk bakımı yapan kişiler, kreş personeli, yatılı okul öğrencileri, askeri personel, aynı evde çocukla birlikte kalan ergen ve erişkinler, çocuk doğurma çağındaki hamile olmayan kadınlar ve uluslararası yolculuk yapanlar)
  • Ancak su çiçeğine karşı bağışıklığı olmayan bütün erişkinler aşılanabilir.

Aşı kimlere önerilmez?
  • Doğuştan bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde, bazı kan hastalıkları, lösemi, lenfoma gibi hastalıklarda, bağışıklık baskılama tedavisi alan kanser hastalarında, AIDS evresinde olan HIV enfeksiyonlu hastalarda ve gebelerde aşı yapılmamalıdır. Bağışıklık baskılama tedavisi bitiminden sonra en az üç ay varisella aşısı verilmemelidir. 
  • Gebeler ve aşı yapıldıktan sonraki ilk 4 haftada gebe kalma ihtimali olan kadınlar aşılanmamalıdır. 
  • Yüksek doz steroid kullananların aşılanması önerilmemektedir. Steroid tedavisi 14 günden uzun sürmüş olan kişilerin bu tedaviden sonra bir ay geçene kadar aşılanmaması önerilir. 
  • Aşı olduktan sonra immün sistemi baskılanmış bir kişi ile aynı evi paylaşacak olan aşılı kişide aşı sonrası döküntü gelişti ise döküntü geçinceye kadar immün sistemi baskılanmış hasta teması önlenmelidir.

Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak Aşıları
 
Genel bilgiler:
Kızamık veya kızamıkçık genelde çocuklık çağında ateş ve döküntü yaparken ,kabakulak tükürük bezlerinde şişme ve ateşe yol açan bulaşıcı viral bir hastalıktırlar. Bu aşı bir seferde üç hastalıktan korunmayı sağlar.
 
Kimlere aşı önerilmekte?
Kızamık aşısı veya kızamıkçık aşısı olup olmadığına dair kayıtlı bilgisi ve güvenilir öyküsü olmayan veya hastalığı geçirdiğine dair kayıt olmayan yetişkinlere en az 1 doz KKK (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) aşısı yapılmalıdır. Laboratuvar tetkikleriyle her bir hastalığa karşı bağışıklık olduğu gösterilmiş ise aşılanmasına gerek yoktur. Tam bağışıklık için hayat boyu toplam iki doz KKK aşısı önerilir.
Aşağıdaki durumlarda 2. doz KKK aşısı uygulanmamışsa öncelikli tekrar aşısı yapılmalıdır:
  • Yakın zamanda kızamık, kızamıkçık veya kabakulağa maruz kalma ya da salgın durumu
  • Bir sağlık kuruluşunda ya da bakım evinde çalışma
  • Yükseköğrenim kurumlarında eğitim görme
  • Temas riskinin yüksek olduğu uluslararası seyahat planlama
Aşı kimlere önerilmez?
  • Gebeler veya aşı yapıldıktan sonra 4 hafta içerisinde gebelik planlayanlar aşılanmamalıdır. Aşı yapılan kişi bir ay süreyle gebe kalmamalıdır. Emzirme döneminde aşı yapılabilmekte. Kızamıkçığa karşı bağışıklığı olmayan gebeler doğumdan hemen sonra KKK ile aşılanmalıdır.
  • Ağır bağışıklık yetmezliği olan kişilerde (kanser hastaları, organ nakli yapılanlar, uzun süre kortikosteroid kullananlar, kemoterapi veya radyoterapi alanlar, ağır immünyetmezliği olan HIV pozitif hastalar vb.) canlı aşı olması sebebiyle KKK aşısı yapılmamaktadir. Orta/ağır şiddette hastalığı olanlarda erken dönem geçinceye kadar aşı ertelenmelidir. 
  • Yumurta, jelatin veya neomisine allerjik reaksiyonu olan kişilere aşı yapılmamalıdır.
Pnömokok (zatürre) aşısı

Genel bilgiler:
Avrupa kıtasında, pnömokok bakterisinin sebep olduğu zatürre, enfeksiyona bağlı erişkin ölümlerinde birinci sırada yer almaktadır. KKTC'de aşılanma oranları maalesef Avrupa ülkelerine göre çok düşüktür. Bu sebepten halk bu konuda bilgilendirilmeli ve riskli kişiler bir an önce aşılanmalıdır.
Pnömokok hastalığı sıklıkla görülen pnömokok adı verilen bakterilerin neden olduğu çok sayıda hastalığı kapsar. Bu bakteriler kulak, beyin, omurilik, akciğer gibi organları ve dolaşımını etkileyerek çeşitli hastalıklara neden olabilir. En çok görülen hastalık tablosu orta kulak iltihabı, en tehlikeli hastalık tablosu menenjit (beyin zarı enfeksiyonu) ve en çok öldüren hastalık tablosu ise zatürredir.

Pnömokokun neden olduğu hastalıklardan korunmada en etkili yol pnömokok aşısıdır. Başlıca risk altındaki hastalar aşağıdaki gibidir;

Kimlere aşı önerilmekte?
  • 65 yaş ve üzeri herkese
  • Kronik pulmoner hastalık (astım dışında)
  • Kronik kardiyovasküler hastalık
  • Diabetes mellitus
  • Kronik karaciğer hastalığı
  • Dalağın fonksiyon görmemesi veya kayıbı
  • İmmünsupresif hastalıklar
  • Koklear implantlar
  • Beyin-omurilik sıvısı (BOS) kaçakları
  • HIV tanısı alan hasta
  • Bakım evinde kalan kişiler
  • Lösemi, Hodgkin hastalığı, multiple myelom gibi hematolojik hastalıklar
  • Yaygın kanserler
  • Uzun süreli bağışıklık baskılayan tedaviler
  • Solid organ nakli (KC veya böbrek nakli)
 
Aşı kimlere önerilmez?
Daha önceki dozlarda aşıya veya içeriğindekilere karşı alerjik reaksiyon gelişenlere aşı uygulanmamalıdır.
 
Hangi doktora başvuralım?
Aşılanmamış risk grubundaki kişilerin mutlaka bir enfeksiyon hastalıkları doktoruna başvurmaları önerilir. Kişinin yaş ve ek hastalık durumuna göre ek aşı önerilebilinir.
 
Hepatit A aşısı

Genel bilgiler:
Hepatit A mikroplu yiyeceklerden, sudan veya ağız yollu ile bulaşabilen karaciğeri tutan viral bir hastalıktır.
 
Kimlere aşı önerilmekte?

  • Hepatit A’nın yüksek ya da orta derecede endemik olduğu yerlere seyahat eden kişiler
  • Uyuşturucu bağımlıları
  • Mesleki olarak enfeksiyon riski artmış kişiler (Çocuk kliniklerinde, yuva ve kreşlerde çalışan seronegatif personel)
  • Hepatit B veya C enfeksiyonu olan kişiler
  • Entellektüel yetenekleri bozulmuş, özel bakıma gereksinim gösteren hastaları barındıran kurumlarda hem hastalar hem de sağlık/bakım personeli
  • Küçük çocukların gündüz bırakıldıkları yuva ve kreşlerde hem personel hem de çocuklar
  • Kanalizasyon işçileri
Aşı kimlere önerilmez?
Aşının herhangi bir bileşenine karşı daha önce aşırı duyarlılık geliştiği bildirilen kişilerde kontrendikedir. Aşının yapılacağı gün ağır geçirilen bir enfeksiyon hastalığı veya yüksek ateşi olan kişilerde aşının yapılması ertelenmelidir.
 
Hepatit B aşısı

Genel bilgiler:
Hepatit B kan veya vücut sıvıları veya doğum sırasında bulaşabilen karaciğeri tutan viral bir hastalıktır.
 
Kimlere aşı önerilmekte?

  • Hasta ve hasta çıkartıları ile teması bulunan tüm sağlık personeli
  • Sağlık çalışanlarının yetiştirildiği tıp fakülteleri, diş hekimliği fakülteleri, sağlık meslek yüksekokulları vs. Öğrencileri
  • Hemodiyaliz hastaları
  • Sık kan ve kan ürünü kullanmak zorunda kalanlar
  • Damar yoluyla uyuşturucu kullananlar
  • Hepatit B taşıyıcısı ile aile içi temaslılardan aşısız olanlar
  • Çok sayıda cinsel eşi olanlar ve para karşılığı cinsel ilişkide bulunanlar
  • Homoseksüeller
  • Hepatit C hastalar
  • Cezaevleri ve ıslahevlerinde olanlar
  • Endemik bölgelere seyahat edenler
  • Berberler-kuaförler, manikür-pedikürcüler
  • Zihinsel özürlü bakımevlerinde bulunanlar
  • Yetiştirme yurtlarında bulunan kişiler
  • İtfaiye personeli
  • Askerler (yüksek risk altındakiler)
  • Polis memurları (yüksek risk altındakiler)
  • Kazalarda ve afetlerde ilk yardım uygulayan kişiler

Aşı kimlere önerilmez?
 
Aşının herhangi bir bileşenine karşı alerjik reaksiyon öyküsü varsa aşı yapılmamalıdır. Aşının herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlılık varsa diğer dozlar gerekli önlemler alınarak bir sağlık kurumunda yapılmalıdır.

 

Meningokok aşısı
 
Genel bilgiler:
Meningokok olarak ta bilinen Neisseria Meningitidis adlı bakterinin neden olduğu hastalıklara Meningokok Hastalığı denir. Bu hastalıklar genellikle ağır seyreder ve beyin zarı ( menenjit), omurilik ve kan dolaşımı enfeksiyonlarını (bakteriemi veya septisemi) içerir.
 
Kimlere aşı önerilmekte?

  • Dalağın fonksiyon görmemesi veya kayıbı
  • Bakımevlerinde yaşayan kişiler
  • Yurtta kalan öğrenciler
  • Askeri personel
  • Meningokokal hastalığın sık görüldüğü ülkelerde yaşayan veya o bölgeye (Örn. kuru sezonda -Aralık ile Haziran ayları arasında- “Menenjit kuşağı” olarak adlandırılan sahra altı Afrika gibi) seyahat edecek kişilere (öz. bölgesel populasyonla temasları uzun sürecekse) aşı önerilir. 
Aşı kimlere önerilmez?
 
Yüksek ateş ve şiddetli hastalanma hallerinde aşılama tarihi ertelenebilir.
 
Haemophilus influenzae tip b (Hib) Aşısı
 
Genel bilgiler:
                Haemophilus influenzae tip b adlı bakterinin neden olduğu genellikle ağır seyreden ve beyin zarı ( menenjit) ve akciğer enfeksiyona sebep olan bulaşıcı bir hastalıktır. 5 yaş altı çocuklar daha büyuk risk altındadır.
 
Kimlere aşı önerilmekte?
  • Fonksiyonel ya da anatomik aspleni
  • İmmünglobülin yetmezlikleri
  • Kompleman eksikliği
  • Kök hücre transplantasyonu
  • Malignite nedeniyle kemoterapi ve/veya radyoterapi alanlar
Aşı kimlere önerilmez?
Aşının herhangi bir komponentine karşı allerji varlığı, bir önceki dozda allerjik reaksiyon durumunda aşı yapılmamalıdır.
 
Aşı yan etkileri
Aşılar yan etki olarak genellikle ateş (ilk 48 saat), halsizlik ve uygulama yerlerinde bölgesel ağrı yapabilmektedir. Eğer bu yan etkiler uzar veya farklı ve beklenmedik bir etki olursa doktorunuza başvurunuz.
 
Aşınızı zamanında yaptırın
Doktorunuzun aşı takvimini düzenlediği tarihlerde mutlaka aşılarınızı yaptırın. Çünkü bu süreler bilimsel veriler ışığında hastaya en etkili ve en uzun sürede bağışıklık bırakmak için hazırlanmıştır. Eğer doz atlaması veya gecikmesi oldu ise mutlaka doktorunuza başvurunuz.
 
 

CDC Yetişkin Tedavi Rehberi

kttb logo

 

Sayın Üyemiz,

Kış mevsimini bitirip bahar aylarını yaşadığımız bu dönemde özellikle ateşli hastalıklarda sıklıkla endikasyon dışı antibiyotik kullanımlarıyla karşı karşıya olduğumuzu gördük.

Ülkemizde,  gerek hastaların hekime danışmadan ilaç kullanma alışkanlıkları, gerek eczanelerden reçetesiz ilaç temininin hala mümkün olması, gerekse de hekimlerin çeşitli endişeler ile gereksiz antibiyotik reçetelemeleri sonucu endikasyon dışı ve uygunsuz antibiyotik kullanımı giderek daha ciddi bir sorun olarak devam etmektedir. Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği olarak, ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (CDC) tarafından oluşturulan erişkin hastalar için doktorların antibiyotik reçetelemelerindeki tavsiyeleri ile ilgili rehberi sizler için Türkçe’ye çevirerek bilginize getirmek istedik. Aşağıda CDC Yetişkin Tedavi Rehberini bulabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

  

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

                                               

Dr. Özlem Gürkut                                                     Dr. Emre Yusuf Vudalı

     (Başkan)                                                    (Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Yetişkin Hasta Tedavi Önerileri

Aşağıdaki tablo günübirlik hastalara uygun antibiyotik tedavisi başlatılması konusundaki öneriler içermektedir. Hastanın antibiyotik tedavisine başlatılma esasları belli tedavi standartları uyarınca tedavi kalitesini en üst seviyede tutmayı hedeflemektedir.

Ayrıca, tablo reçetesiz ilaçlarla yapılan semptomatik tedavi amaçlı ilaçlar konusunda da bilgi içermektedir. Reçetesiz satılan ilaçların semptomları azalttığı, fakat tedavi süresini kısaltmadığı gözlemlenmiştir. Bunun yanında bu ilaçların, yaygın olmasa da, yan etkileri de olabilmektedir.   Doktor ve hastalar semptomatik tedavi uygulamadan önce bu ilaçların faydalarını ve yan etkilerini karşılaştırarak değerlendirmelidirler.

Kondisyon

Epidemiyoloji

Teşhis

Süreç

Akut Rinosinüzit 1,2

 

·        ABD’inde 8 kişinden birine (%12) son 12 ayda rinosinüzit teşhisi konmuştur, bu da 30 milyon kişiye tekabül etmektedir.

·        Rinosinüzit vakalarının %98’i virüs kaynaklıdır.

 

Rinosinüzit bakteriyel kaynaklı olduğunda teşhis konurken dikkate alınması gereken semptomlar:

 

Ø Ağır vakalar (>3,4 gün), yüksek ateş >39 C, pürülan burun akıntısı veya yüzde ağrı.

Ø Persistant (>10 gün)  iyileşme kaydedilmemesi, süreklilik gösteren burun akıntısı veya gündüzleri öksürük

Ø Kötüleşen (3-4 gün) 5-6 gün içinde iyileşen virüs kaynaklı üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra artan ateş, gündüz vakti öksürük veya burun akıntısı.

Ø Sinüs radyografisinin rutin olarak yapılması tavsiye edilmemektedir.    

Eğer bakteriyel bir enfeksiyon düşünülmekte ise:

 

·        Komplike olmayan ve güvenilir bir şeklide izlenebilecek vakalar için gözetim altında bir bekleme süresi önerilir  

·        Amoksisilin veya amoksisilin/klavulanat ilk olarak uygulanması önerilen tedavi yöntemidir.

 

·        Streptekok ve  pnömökoklarda yüksek derecede makrolid grubu antibiyotik rezistansı gösterildiği için Azitromisin önerilmemektedirler (~40%).

·        Penisiline karşı alerjisi olan hastalar için doksisiklin veya solunum yollarına etkili florokinolonlar (levofloksasin veya moksifloksasin) alternatif ajanlar olarak önerilmektedirler.

Akut komplike olmayan bronşit3-5

 

Akut bronşit tanısı konulan hastaların büyük çoğunluğunda doktora başvuru sebebi genellikle öksürük olmaktadır.

·        İlk olarak pnömoni tanısı ekarte edilmelidir. Yetişkinlerde anormal hayati bulgular yok ise; (nabız > 100 /dakika, solunum sayısı 24/dakika üstü veya ateş  >38 C, anormal akciğer bulguları

 

(akciğerde fokal konsolidasyon,  ral, hırıltı) zatürreye nadiren rastlanmaktadır.

·        Renkli balgam bakteriyel enfeksiyon geliştiğini göstermemektedir.

·        Çoğu vaka için göğüs röntgeni önerilmemektedir.

 

Akut bronşitin ne kadar uzun sürdüğüne  bakılmaksızın rutin tedavisi için antibiyotik önerilmemektedir. Semptomatik tedavisi için öneriler;

 

 

·        Öksürük baskılayıcılar (kodein,  dekstrometorfan);

·        İlk nesil antihistaminler

(difenhidramin);

·        Dekonjestanlar (fenilefrin)

Spesifik semptomlara yönelik tedaviler hakkındaki bulgular sınırlıdır.

 

Sıradan soğuk algınlığı veya üst solunum yolu enfeksiyonu (ÜSYE)6,7

 

 

·        Sıradan soğuk algınlığı doktora en çok başvurulan üçüncü nedendir  ve çoğu yetişkin senede 3 -4 defa bu rahatsızlığa maruz kalmaktadır.

·        En az 200 virüs sıradan soğuk algınlığına neden olmaktadır.

 

 

·        En yaygın semptomlar; ateş, rinore, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve miyaljidir.  

·        Dekonjestanlar (psödoefedrin ve fenilefrin) ilk nesil antihistaminler ile beraber uygulandığında burun akıntısı ve öksürük semptomlarına kısa dönemli semptomatik tedavi sağlayabilir.

·        Non-Steroid anti-inflamatuar ilaçlar semptomları hafifletebilir.

·        Antihisitaminlerin (monoterapi olarak), opioidlerin, intranazal kortikosteroidlerin ve buruna tuzlu su uygulanmasının semptomları etkili biçimde hafiflettiğine dair bulgular yetersizdir.

 

Farenjit8,9

·        A grubu B  hemolitik streptokokal enfeksiyon (GAS), boğaz ağrısına yönelik antibiyotiğin uygulandığı en yaygın hastalıktır.

·        Boğaz ağrılarının sadece %5 - %10’u GAS nedeniyle oluşmaktadır.

·        Klinik göstergeler GAS ve virütik farenjiti ayırt etmek için yeterli değildir; ancak çok erken antijen tespit testleri (RADT) yapılarak GAS farenjit teşhisi konulabilir.

·        Belirleyici kriterler ile karşılaşılırsa (ateş, tonsiller eksüda, servikal lenfadenomegali, öksürüğün yokluğu) RADT yapılmalıdır. Boğaz kültürlerinin yetişkinlere rutin bir şekilde uygulanması tavsiye edilmemektedir.

·        RADT sonuçları negatif çıkan hastalara antibiyotik tedavisi tavsiye edilmemektedir.

·        GAS’a yönelik Amoksisilin ve penisilin V güvenilir oluşlarından dolayı en öncü tedavi yöntemleridir.

·        Pensiline karşı alerjisi olan hastalara sefaleksin, cefadroxil, klindamisin, veya makrolidlerin uygunlanması tavsiye edilir.

·        GAS’ın azitromisin ve klindamisine karşı dirençli olması artarak yaygınlaşmaktadır.

·        Bütün oral beta-laktamlara karşı önerilen tedavi süresi 10 gündür.

Komplike olmayan Sistit 10,11

 

·        Sistit kadınlarda görülen en yaygın hastaıklardan biridir ve genellikle nedeni

E. Coli’dir.

·        İdrar zorluğu, sık sık az miktarda idrara çıkma ve idrar kaçırma sık görülen semptomlardır. Hematuri veya suprapubik hassasiyet daha az sıklıkta görülen semptomlardır.

·        İdrarda nitrit ve lökosit esteraz pozitfiliği komplike olmayan sistitin en belirleyici bulgularıdır. 

Yetişkin, menopoz öncesi ve hamile olmayan kadınlar için komplike olmayan sistit:

·        Nitrofurantoin, trimetoprim/sülfametaksazol (TMP-SMX, lokal direncin <%20 olduğu durumlarda), veya fosfomisin ilk olarak uygulanması önerilen tedavi yöntemidir.

·        Florokinolon (örneğin ciprofloksasin) diğer ajanların uygun olmadığı durumlarda uygulanmalıdır.

 

 

Referans

  1. Rosenfeld RM, Piccirillo JF, Chandrasekhar SS, et al. Clinical practice guideline (updated): adult sinusitisExternal. Otolaryngol Head Neck Surg. 2015;152(2 Suppl):S1-39.
  2. Chow AW, Benninger MS, Itzhak B, et al. IDSA clinical practice guideline for acute bacterial rhinosinusitis in children and adultsExternal. Clin Infect Dis. 2012;54(8):e72-e112.
  3. Albert RH. Diagnosis and treatment of acute bronchitisExternal. Am Fam Physician. 2010;82(11):1345-50.
  4. Irwin RS, Baumann MH, Bolser DC, et al. Diagnosis and management of cough: ACCP evidence-based clinical practice guidelinesExternal. Chest. 2006;129(1 Suppl).
  5. Gonzales R, Bartlett JG, Besser RE, et al. Principles of appropriate antibiotic use for treatment of uncomplicated acute bronchitis: BackgroundExternal. Ann Intern Med. 2001;134(6):521-9.
  6. Fashner J, Ericson K, Werner S. Treatment of the common cold in children and adultsExternal. Am Fam Physician. 2012;86(2):153-9.
  7. Pratter MR. Cough and the common cold: ACCP evidence-based clinical practice guidelinesExternal. Chest. 2006;129(1 Suppl): 72S-74S.
  8. Shulman ST, Bisno AL, Clegg HW, et al. Clinical practice guideline for the diagnosis and management of group A streptococcal pharyngitis: 2012 update by the Infectious Diseases Society of AmericaExternal. Clin Infect Dis. 2012;55(10):e86-102.
  9. Cooper RJ, Hoffman JR, Bartlett JG, et al. Principles of appropriate antibiotic use for acute pharyngitis in adults: BackgroundExternal. Ann Intern Med. 2001;134(6):509-17.
  • Gupta K, Hooton TM, Naber KG, et al. International clinical practice guidelines for the treatment of acute uncomplicated cystitis and pyelonephritis in women: A 2010 update by the Infectious Diseases Society of America and the European Society for Microbiology and Infectious DiseasesExternal. Clin Infect Dis. 2011;52(5):e103-20.
  • Colgan R, Williams M. Diagnosis and treatment of acute uncomplicated cystitisExternal. Am Fam Physician. 2011;84(7):771-6.
  •  

Kaynak: https://www.cdc.gov/antibiotic-use/community/for-hcp/outpatient-hcp/adult-treatment-rec.html

 

 

Alt Kategoriler

Website Security Test