• Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

KTTB Yönetim Kurulunun Sağlık Bakanı Ziyareti

 

 

SB Ziyaret Kttb1

SB Ziyaret Kttb2

 

Sayın Sağlık Bakanı Dr. Salih İzbul,

Bildiğiniz gibi 2013 yılının Kasım ayında biz Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin de önerisiyle ve ciddi katkı sağladığı Sağlık’ta bir çalıştay yapılmıştı. Partinizin bundan önceki Sağlık Bakanı Dr. Ahmet Gülle çalıştay sonrasında yaptığı konuşmada ‘sağlıkta acil durum ilan ediyorum’ demişti. Çalıştay sonucunda her kesimin kabul ettiği sağlıkta artık sürdürülemez bir durumun olduğu ve sistemin acilen ele alınıp iyileştirilmesinin ivedi olduğuydu.

 2013 Kasım ayında yapılan Çalıştay’ın üzerinden neredeyse iki yıl geçmesine ve biz KTTB olarak sağlıkta düzelme sağlanması için tüm gücümüzle ciddi katkı sağlamamıza rağmen maalesef neredeyse hiç bir sorunun çözülmediğini ve sorunlar yumağının gerek toplum sağlığını gerekse sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonunu ciddi şekilde etkilediğini çok üzülerek takip etmekteyiz.

Şu anda kurulan reform hükümeti olduğunu iddia eden yeni bir hükümet var. Bu hükümetin ajandasında da sorunlar bize göre biraz da ötelenerek ajandalandırılmıştır ancak hükümet kurulmasının üzerinden bir ay geçmesine rağmen acil olarak belirlediğimiz hiç bir sorun ele alınmamış, yasalarla ilgili herhangi bir çalışma başlatılmamıştır. Halbuki yapılan program meclis açıldığı zaman bu yasalar bakanlıkta hazır olacak ve mecliste sağlıkla ilgili kurulacak bir atoc komitede ele alınacaktı. Kasım ayındaki bütçe görüşmelerinden önce bu yasaların bitirilmesi 2016’da reform için şarttır. Bu aşamada sağlıkta sistem için iki yıldır sürdürdüğümüz ve aslında yıllardır sürdürülen büyük çabayı da göz önüne alırsak KTTB olarak yeni hükümete ve size herhangi bir ekstra kredimiz yoktur. Söylenecek her şey söylenmiş, reçete yazılmış ve teşhis konmuştur. Sizi Sağlık Bakanlığı olarak ivedi olarak sağlıktaki sistemsizliği çözmek için göreve çağırıyoruz. Biz başlatmanız gereken hummalı bir çalışma görmeyi umut ederken, maalesef henüz başlatılan hiç bir çalışmaya tanık olmadık.

‘Kamu Sağlık çalışanları yasası’ yıllardır dilimize doladığımız, çok özel çalışma şartları olan biz hekimlerin ayrı bir yasaya ihtiyaç duyduğumuzu vurguladığımız bir yasa... 2011’de meclisten geçmesine rağmen yüksek mahkemeden geri döndü. İki maddesi nedeniyle geri dönen bu yasanın ivedi olarak ele alınması ve gerekli tadilatlar yapılıp yeniden meclise götürülmesi gerekmektedir. Kamuda çalışan hekimlerin maaşları ve çalışma saatleri mutlaka yeniden düzenlenmelidir. Hekimin kamuda yarım gün çalışması ile kamuda sağlığın düzelemeyeceği açıktır.  

Eski kadrolu hekimler, yeni kadrolu hekimler, sözleşmeli hekimler ve mecburi hizmetli hekimler gibi çok farklı statülerde çalışan hekimlerimizin maaşları arasında uçurumlar vardır ki bu durum kamuda hekimler arasındaki çalışma barışını ciddi şekilde bozmaktadır. Yeni başlayan uzman bir hekimin maaşınız 3200 TL. olması kabul edilebilir bir durum değildir. Uzun yıllardır yenilenmeyen teşkilat yasası nedeniyle birçok branşta kadro yok; olan kadrolar da doldurulmuyor. Yine Kamu Sağlık Kurumlarındaki denetimsiz, disiplinsiz çalışma şartları hem hekimleri hem de hastaları ciddi boyutta mağdur etmektedir. Ödül ve ceza mutlaka olmalıdır.  İnsan kaynaklarımız, özellikle de hekimler çok daha verimli kullanılabilir.

Kamu Sağlık çalışanları komitesi geçtiğimiz dönemde maalesef pek toplanmadı ve bu konu nedense hep ötelendi. Halbuki bir sosyal devletin olmazsa olmazı olan güçlü kamu sağlık hizmetleridir ve bu hizmetlerin düzenlenmesi henüz oluşturulmaya çalışılan, genel sağlık sigortasına endekslenemez. Kamu sağlık hizmetleri ve genel sağlık sigortası birbirine entegre edilebilir.

 ‘Genel Sağlık Sigortası’ sağlık sisteminde özel sağlık hizmetlerinin gelişmesi, hastaya hekim seçme özgürlüğünün verilmesi ve gerek kamuda, gerekse özelde kayıt ve veri sistemini getirmesi anlamında çok önemlidir. Devlet, hastaların sağlık hizmetini karşılamakla yükümlü olmasına karşın Kuzey Kıbrıs’ta hastalar %40 oranında sağlık hizmetlerinin ücretini ceplerinden karşılamaktadırlar hem de maaşlarından sağlık fonu için kesintiler olmasına rağmen. Kurulacak olan sağlam özerk bir sağlık sigortası fonu ile Genel sağlık sigortası artık hayata geçirilmeli ve sağlık fonunda biriken para maaş ödemelerine değil sağlığa dönmelidir. Genel Sağlık Sigortası için sürekli telaffuz edilen Türkiye modeli Kuzey Kıbrıs şartlarına göre düzenlenmelidir. Kopyala- yapıştır modellerle sağlıkta derin ve onarılması çok güç yaralara neden olabiliriz.

Özel Hastanelerin hizmetlerinin düzenli bir şekilde denetimi Sağlık Bakanlığı’nın görevidir ve özel sağlık hizmetlerinin standardizasyonu ve kalitesi açısından çok önemlidir. Bu denetimlerin düzenli bir şekilde yapılmadığını üzülerek takip etmekteyiz.

‘Acil servis’ yine uzun süredir konuştuğumuz çözüm önerileri sunduğumuz ve ciddi uyarılar yaptığımız çok önemli bir yer ve sorundur. Acil hekimimiz olmaması büyük bir sorunumuzdur ancak acil servisin şu andaki işleyişi de kabul edilebilir bir durum değildir ve çağdaş dünyadan çok uzaktadır. Acil Servis ayrı bir servis olmak zorundadır. Halbuki şu anda acil servisin sorumlusu bile yoktur. Acil servis yeniden acilen organize edilmelidir. Acil hekimliği için bu yılki ihtisaslarda kontenjan açılmalı bu hekimlere burs ve iş garantisi verilerek bu branş özendirilmelidir. Bu süre içinde ise acil servisin kadrosu güçlendirilerek her kademede ciddi eğitim programları uygulanmalıdır. Unutmayalım ki acil servis bir ülkedeki sağlık sisteminin giriş yeridir ve hayatidir.

 Yoğun Bakım ünitesi en az ameliyat kadar ameliyat sonrası bakımın en önemli parçası olup branşında uzman sorumlusu olmadığı gibi bünyesinde çalışacak görevli bir hekim yoktur. Anestezi servisi güçlendirilerek bu ünitede sürekli bir hekimin görevli olması olmazsa olmazımız olmalıdır.

 Onkoloji Servisi’nin sorunlar yumağı her geçen gün çözüleceği yerde artmaya devam etmektedir. Onkoloji servisinde de nöbet tutan hekimler çoğu zaman başka servisin hekimleridir. 

Onkoloji hastanesinin Mayıs 2015’te bitirileceği söyleniyordu ancak görünen o ki 2016’dan önce bitmeyecek. Peki ama bitecek olan bu serviste hala görevlendireceğimiz Dahili onkoloğumuz, radyasyon onkoloğumuz yok.Hemşireler henüz eğitime gönderilmedi. Psikolog ya da psikiyatrist kadrosu planlanmadi? Cerrahi onkolog düşünülmedi? Onkoloji servisinin teşkilat şeması çıkarıldı mı bilmiyoruz. Onkoloji servisinde bir derneğe bağlı çalışan personel servis içinde zaman zaman iki başlılığa ve huzursuzluğa neden olmaktadır. Bu personellerin ivedi olarak Sağlık Bakanlığı kadrosuna geçirilmesi zaruridir. Sağlık Bakanlığı artık onkoloji sorununu çözmek zorundadır. Çok ivedi olan bu sorun Türkiye’den onkolog takviyesi istenerek çözülebilir ve bu sürede onkolog yetiştirilmesi için hekimler motive edilerek aynı Acil Servis hekimleri gibi burs ve iş garantisi gibi özendirici öneriler sunulabilir. Ancak bu konu da günü kurtaracak çözümlerle yetinildiğini görmekteyiz. 

 ‘Hematoloji ve Nefroloji ’ branşları hala tek hekimle insan üstü bir çaba ve yüksek derecede özveri ile çalışıyor. Bu durum da sürdürülemez. Böbrek nakli yaptığımız hastanemizde bir transplantasyon ünitesi ivedi olarak planlanmalı ve bu nakillerin rutin hale getirilmesi kaliteli bir kontrol merkeziyle planlanmalıdır. Organ bağışında otomasyon sistemi bir an önce yasallaşmalıdır. Diyaliz ünitesinde çoğu zaman hastalar başlarında hekim olmadan diyalize girmektedirler ki bu durum da hasta güvenliği anlamında çok tehlikelidir.

Kanser İzleme ve Denetleme Merkezi (KİDEM) kurulması kanserde erken tanının ciddi boyutta ele alınması yine iki yıldan fazla süredir konuştuğumuz ancak hiç bir ilerleme kaydedilmeyen bir konu... Erken tanı birimi maalesef sağlıklı istatistiki bilgi alamadığımız düzensiz bir hantal yapıya bürünmüş durumda. Halbuki erken tanının hayat kurtardığını ve sağlık bakanlığının koruyucu sağlık hizmetlerini yerine getirmesinin çok önemli olduğunu biliyoruz. Temel Sağlığa bağlı 1. Basamak hizmetlerinin çok önemli olması gerekirken Sağlık Merkezleri ve Sağlık Ocakları kaderine terk edilmiş; ciddi bir başıboşluk içindedir. 

Perifer hastaneleri sağlık ocakları ve sağlık merkezleri maalesef efektif çalıştırılamıyor; buna bağlı olarak da merkezde biriken yoğunluk 3. Basamak sağlık hizmeti vermesi gereken Dr. Burhan Nalbantoğlu hastanesini felç etmekte ve işleyişi ciddi oranda bozmaktadır. Surlar içine bir poliklinik veya eski Tren Yolu polikliniğinin yeniden açılması hep gündeme getirdiğimiz ancak ötelenen göz ardı edilen bir konudur. Halbuki böyle bir poliklinik Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesinin yükünü büyük oranda azaltacaktır.

Hastaların ilaç temininin özel eczanelerden sağlanması hem hastanelerin yükünü azaltacak hem de eczanelerin önünü açacak ve hastalara da kolaylık getirecek bir konudur. Bu konu ve sağlığı ciddi boyutta tehdit eden reçetesiz ilaç satışı da hükümet programında yer almasına rağmen henüz bu konuda da bir çalışma başlatılmamıştır. Halbuki özellikle reçetesiz ilaç satışı yayınlanacak bir genelgeyle kolaylıkla çözülebilir. Yeter ki irade gösterilsin.

Sağlık Bakanlığı önümüzdeki yıl ve önümüzdeki beş-on yıllık branşlaşmış hekim, hemşire ve personel ihtiyacını çıkarmış mıdır? Kadrolarını talep etmiş midir? Yoksa yine mecburi hizmeti biten ve ihtiyaç olan hekim kadroları son gün mü gündeme gelecektir? Eğer planlanmışsa KTTB olarak bu planı görmek isteriz. 

Randevu sistemi geçtiğimiz iki yıl boyunca hastanelerde uygulanan ve biz KTTB olarak da destek verdiğimiz bir sistemdi, halbuki görüyoruz ki sistem geliştirilip eksiklerinin giderilmeye çalışılması gerekirken, sistem çökertilmeye çalışılıyor. Bir çağdaşlık ve insani bir gereklilik olan bu konu geliştirilerek aksaklıkları giderilerek mutlaka sürdürülmelidir. ‘Hastalar randevularına gelmiyor’ gibi bir söylem asla kabul edilebilir değildir. Randevulu hasta direkt olarak hekimle muhatap olacak şekilde organize edilmeli ve numara sisteminden yavaş yavaş vaz geçilmelidir.

Önerimiz: Bakanlıkta ivedi olarak teknik komitelerin kurulması ve zaten çoktan hazır olan yasaları tamamlayarak Eylül sonunda meclise gönderilmesidir.

Umudumuz; hedefinizin her gelen çoğu sağlık bakanı gibi başhekim olmak değil, artık hepimizi bitiren ve süründüren bu sağlık sistemini çözmeyi hedeflemenizdir.

 

Saygılarımızla; 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

       Dr. Filiz Besim

       (Başkan)

 

 

 

 

Website Security Test