• Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

4 Şubat Dünya Kanser Günü Açıklaması

 

kanser risk azaltma kttb

4 Şubat Dünya Kanser Gününde, Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü (UICC) ve ortak kuruluşların birlikte yürüttüğü, her yıl milyonlarca ölüme neden olan ve pek çoğu önlenebilir olan kanserlere karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla tüm dünyada kampanyalar düzenlenmektedir.

Tüm dünyada olduğu gibi Kuzey Kıbrıs’ta da kanser en önemli sorulardan biridir ve hastalıklara bağlı ölümler arasında ikinci sırayı tutmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada her yıl 14 milyondan fazla insan kansere yakalanmakta ve 8 milyondan fazla insan kanser nedeni ile hayatını kaybetmektedir.

Kanserin nedenleri arasında genetik yani kalıtsal sebepler %10-20’yi geçmemekte,  esas olarak çevresel sebeplere bağlı kanser gelişmektedir.  Hesaplamalara göre kanserlerin %30-40’ı alınacak tedbirlerle önlenebilmektedir.

Kanser tedavilerindeki gelişmeler ile eskiye göre çok daha başarılı sonuçlar elde edilebiliyor olunsa da kanseri tedavi etmekten daha güzeli önlemektir. Ülkemizde kanser ile ilgili bir devlet politikası geliştirmek, kendi verilerimizden, ülkesel  ve toplumsal özelliklerimizden yola çıkarak kendimize uygun önleme, koruma ve erken tanı programları geliştirmek için hükümetlere görev düşmektedir. Dünyada görülen kronik hastalıkların büyük bir bölümü insanlar tarafından yapılan 4 ortak yanlış nedeniyle gelişmektedir. Bunlar sağlıksız beslenme, tütün ürünü kullanımı, alkol kullanımı ve harekesiz yaşam tarzıdır.

Bu noktadan hareketle ülkemizde gıda güvenliğinin sağlanması, sağlıklı beslenme bilincinin oluşturulması, tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının engellenmesi ve kullanmayanların korunması, alkol kullanımının azaltılması, hareketli yaşam tarzının ve bilincinin yerleştirilmesi  gibi koruyucu sağlık politikalarının geliştirilmesi ve uygulamaya girmesi konularında devlete çok iş düşmektedir. Bundan başka kansere de yol açabilen kronik enfeksiyonların engellenmesinde, erişkin aşılama programlarının oluşturulmasının önemi de ortadadır. Bu amaçla Hepatit, Human Papilloma Virüs gibi yaygın olan ve kanser sebebi olan enfeksiyon hastalıklarına karşı devletin aşılama programlarını başlatması elzemdir.

Görüldüğü gibi koruyucu sağlık politikalarının oluşturulup yaşama geçmesi sadece sağlıkçıların değil ayni zamanda eğitimcilerin, ebeveynlerin, medyanın, yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin ve daha birçok kurum ve kuruluşun ama en çok da bireylerin iş birliği ile sağlanabilecektir.

Kanserden korunma konusunda devletlerin yanı sıra bireylerin kendilerinin alabileceği önlemler de mevcuttur.

Kansere yakalanma riskimizi azaltmak için bireysel olarak neler yapabiliriz?

1.Sigara Kullanmayınız

Sigara kanser yapıcı sebepler arasında en çok kanıtlanmış olanların başında gelir. Akciğer kanserlerinin %87’sinin sigarayla ilişkili olduğu bilinmektedir. Diğer yandan tüm dünyadaki kansere bağlı ölümlerin %30’undan da sigara sorumludur. Sigara sadece akciğer kanserine değil meme, ağız, gırtlak, yemek borusu, mide, karaciğer, mesane, pankreas ve böbrek kanserlerine de yol açmaktadır. Sadece aktif içici olmakla değil pasif içicilik ile de risk artmaktadır. Sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durmak kansere yakalanma riskinde belirgin azalmaya yol açar. Sigara veya her hangi bir tütün ürününü bıraktıktan 10 yıl sonra, akciğer kanserine yakalanma riskiniz, sigara içmeye devam eden birinin taşıdığı riskin yarısına iner. Kalp ve damar hastalığı riskiniz, hiç sigara içmemiş birinin taşıdığı riskle aynı seviyeye iner.

2.Alkol Kullanmayınız

Alkol ağız, boğaz, gırtlak, yemek borusu, karaciğer, kalın bağırsak, pankreas ve meme kanserinin bilinen sebeplerindendir. Özellikle sigara ile beraber alkol almak kanser riskini oldukça artırmaktadır. Bu sebeple alkol tüketmemek ya da sınırlı miktarda tüketmek kanser riskini azaltmakta etkilidir.

3.Sağlıklı Besleniniz

Hastalıklar açısından ne yediğimiz kadar ne yemediğimiz de, nasıl pişirdiğimiz ve gıdaları nasıl muhafaza ettiğimiz de önemlidir. İşlenmiş gıdalardan özellikle salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünlerinden kaçınmak faydalıdır. Kırmızı et tüketmenin kalın bağırsak kanseri riskini artırdığı gösterilmiştir. Kırmızı et yerine beyaz et tüketmeli ve kırmızı et miktarını haftada yarım kilo ile sınırlamalıyız. Kanser yapıcı gıdalardan uzak durmak, yiyecekleri kısa sürede yüksek ateşte pişirmek yerine haşlamak, fırında pişirmek gibi sağlıklı yöntemleri tercih etmek önemlidir.

Günde 2 buçuk litre su tüketilmeli, tuz miktarı günlük 2 gramı (bir çay kaşığı) geçmemelidir. Sadece tuz değil, şeker miktarını, yağ miktarını da mümkün olduğunca kısıtlamalıyız. Bunun yanında sebze ve meyve tüketimini artırmak da riski azaltmaktadır. Baklagiller, bitkisel protein kaynaklarıdırlar ve yararlıdırlar. Ispanak, karalahana, brokoli, pazı, marul gibi koyu yeşil, domates, pancar, nar gibi koyu kırmızı, havuç, bal kabağı, kayısı gibi koyu sarı-turuncu, kırmızılahana, patlıcan gibi mor, sarımsak, soğan gibi beyaz sebzeler, meyveler yararlıdır. İşlenmiş tahıl ürünleri yerine tam buğday, tam çavdar, tam yulaf tercih etmeli, yani kanserden koruyucu besinleri almak için "tam" beslenmeliyiz.

4.Radyasyondan Uzak Durunuz

Günümüzde tıp geliştikçe x ışınlarının kullanıldığı tetkik yöntemleri de artmaktadır. Bilgisayarlı tomografi, PET gibi yoğun x ışını (radyasyon) kullanılan tetkik yöntemlerinin gereksiz yere kullanılması yarar yerine zarar verebilir.

Güneş ışığına yani ultraviyole ışınlarına uzun süre maruz kalmak deri kanserine yol açabilir. Uzun süre solaryuma girmek de kanser riskini artırmaktadır. Ancak vücudumuzda D vitamini sentezleyebilmek için güneş ışığına ihtiyacımız vardır. D vitamini meme kanserine karşı koruyucu etki sağlamaktadır. Bu nedenle güneşten doğru şekilde yararlanmalı, özellikle yaz aylarında 11.00- 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığından uzak durmalı ve koruyucu kremler kullanmalıyız.

5. Egzersiz Yapınız

Her gün düzenli olarak en az 30 dakika egzersiz yapanlarda, meme, kalın bağırsak, rahim ve prostat kanseri daha az görülmektedir. Son çalışmalar günlük egzersizin yanı sıra haftada bir kere 150 dk’lık egzersizin de koruyucu etkilerini göstermiştir. Egzersiz yapmak ve hareketli bir yaşam sürdürmek, sadece kanser riskini değil, kalp damar hastalığı, diyabet, hipertansiyon gibi birçok hastalığın da riskini belirgin olarak azaltmaktadır.

6.İdeal Ağırlığınızı Koruyunuz

Aşırı kilo (obezite) başta meme kanseri olmak üzere kalın bağırsak, rahim, yemek borusu, böbrek, pankreas, safra kesesi, prostat ve yumurtalık kanseri ile çok yakın ilişkilidir. Kilo vermek ile kanser riski belirgin olarak azalmaktadır.

7. Enfeksiyonlara Karşı Aşı Yaptırınız

Dünyadaki  tüm kanserlerin %20'si kronik enfeksiyonlarla ilişkilidir. Human Papilloma Virüsü (HPV) rahim ağzı kanserine, Hepatit B ve C Virüsü, karaciğer kanserine neden olmaktadır. Ayrıca AIDS hastalığı virüsü HIV taşıyanlarda birçok kanser daha sık görülmektedir. Güvenli bir cinsel yaşam ve aşılanma ile bu enfeksiyonlardan ve kanserden korunabiliriz. Hepatit aşıları gibi HPV aşısı da önerilmektedir ve bir hekim gözetiminde uygulanmalıdır.

8. Bebeğinizi Emziriniz

Anne sütünün bebeğe birçok faydasının yanında emzirmenin meme kanserine karşı anneyi koruduğu da gösterilmiştir.

 

9. Kanserin Erken Belirti ve Bulgularını Öğreniniz

Kanser ne kadar erken teşhis edilirse o kadar başarıyla tedavi edilebilmektedir. Açıklanmayan kilo kaybı, ateş, halsizlik, ağrı, deri değişiklikleri, bağırsak ve idrar alışkanlıklarındaki değişiklikler, beklenmedik ve anormal kanamalar ile akıntılar, iyileşmeyen yaralar, vücutta ele gelen kitleler, şişlikler, yutma güçlükleri, hazımsızlık, uzun süreli öksürük ve ses kısıklığı kanserin belirtileri olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde en kısa zamanda doktora başvurulmalıdır.

10. Kanser Tarama Programlarına Katılınız

Hiçbir yakınmamız olmasa bile, belli yaşlarda yapılan tarama testleri ile kanser erken evrede saptanabilmektedir. Özellikle anne, baba, kardeş gibi birinci derece akrabalarında kanser olanlar, sigara içenler, risk grubunda olduklarından mutlaka bir hekim kontrolünde düzenli olarak uygun kanser tarama programlarından geçmelidirler.

Günümüzde risk grubunda olmasa bile 40 yaşından itibaren her kadının yıllık olarak mamografi ve hekim muayenesi ile meme kanseri, PAP smear testi ile rahim ağzı kanseri, hem kadın hem erkeklerin gaitada gizli kan testi ve 50 yaşından sonra kolonoskopi ile kolon (kalın bağırsak) kanseri taramasından geçmesi önerilmektedir. Yüksek riskli sigara kullanıcıları için akciğer kanseri tarama programları da mevcuttur. Ailevi risk taşıyanlar için bireyselleştirilmiş tarama programları uygundur.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)      

Dr. Özlem Gürkut

(Başkan)

 

 

 

Website Security Test