Haberler:
Dünya Diyabet Günü - 13 Kasım 2018 Salı, 11:07
Şiddet Bir Halk Sağlığı Sorunudur. - 05 Kasım 2018 Pazartesi, 15:33
Türk Dişhekimleri Birliği - 22 Ekim 2018 Pazartesi, 14:11
Tramva Yönetim Kursu ve TADT IKYD Kursu - 18 Ekim 2018 Perşembe, 10:07
KTTB XXII. Olağan Genel Kurulu Daveti - 11 Ekim 2018 Perşembe, 14:17
KTTO 8. Olağan Genel Kurulu Gerçekleşti - 29 Eylül 2018 Cumartesi, 17:37
Komplikasyon mu ? Malpraktis mi ? - 20 Eylül 2018 Perşembe, 13:57
  • Font size:
  • Decrease
  • Reset
  • Increase
ende

Şiddet Bir Halk Sağlığı Sorunudur.

 

 

siddete hayir kttb

 

Şiddet Bir Halk Sağlığı Sorunudur.

 

Son zamanlarda toplumumuzda gündeme gelen şiddet olayları ve art arda yaşanan kadın cinayetleri birçok kesimi harekete geçirmiştir.

Genelde toplumsal şiddet, özelde ise en çok kadına yönelik şiddet olarak karşımıza çıkan cinsiyete bağlı şiddet, yaşam kayıplarına kadar uzanan birçok istenmeyen sonuçlara yol açabilen bir halk sağlığı sorunudur.

Toplumsal cinsiyet adaletsizliğine bağlı şiddet ve ev içi şiddet toplumların var olan potansiyellerini gerçekleştirmelerinin önünde bir engel olarak durmaktadır. Özellikle çocuklar ve kadınlar ev içinde, okulda, sokakta ve iş hayatında, cinsel, fiziksel, ekonomik, psikolojik şiddete maruz kalmaktadırlar.

Bunun sonucu olarak kadınların toplumsal hayata etkin katılamadıkları, çocuklarına uyguladıkları şiddetin arttığı, sakatlık ve ölüme kadar çok kapsamlı istenmeyen olayların gerçekleştiği birçok araştırmada gösterilmiştir.

Sosyal Hizmetler Dairesi'nin resmi verilerine göre 2017 yılında KKTC'de 281 kadının şiddet gördüğü kayıtlara geçmiştir. Ayni yıl 5 kadın cinayeti yaşanmıştır. Toplumumuzda bu konuda yapılan araştırmalar her 3 kadından birinin ev içi fiziksel şiddete maruz kaldığını göstermiştir.
Her türlü şiddet biçiminin temelinde kendini güçlü görenin güçsüz gördüğü üzerinde iktidar sağlama niyeti vardır. Kadınlara yönelik şiddet ise sadece iki kişi arasında yaşanan şahsi sorunlardan kaynaklanmayıp ayni zamanda ataerkinin sonucu olan bir politik sorundur. Ekonomik ve sosyal sorunlar ise bu politik sorunu körüklemektedir.

Çağdaş sosyal refah devletlerinde, her vatandaşın, şiddetin her türlüsünden korunması, devletin yükümlülüğüdür.

Oysa bizim ülkemizde devlet koruyucu, önleyici hizmetleri yeterince yerine getirmemektedir.
Şiddeti önleme merkezimiz olmadığı gibi, ev içi şiddeti önleme yasamız da yoktur. Ülkemizdeki tek kadın sığınma evi, Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından açılmış ve sürekli olarak doludur.
Hastanelerimize sosyal hizmet uzmanı istihdamı yapılmamıştır ve acil servislere şiddete maruz kalarak başvuran birçok kadın ve çocuk, üzerlerindeki baskı nedeni ile başka sebepler öne sürdükleri için, kayıtlara geçmemekte, tıbbi ve psikiyatrik sosyal hizmet alamamaktadır.
Şiddeti önlemek için, devlet, koruyucu, önleyici sosyal politikalar hayata geçirmelidir. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi biran önce teşkilatlandırılmalıdır. Okulların müfredatları, insan haklarına ve cinsiyet eşitliğine uygun hale getirilmeli, şiddeti, eşitsizliği ve ayrımcılığı körükleyen unsurlar ders içeriklerinden çıkartılmalıdır.

Basının bir kısmında kullanılan eril dilin değiştirilmesi için de eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.

Öfke kontrolünü sağlayamayan kişilerin de yardım alabileceği, şiddete maruz kalanların başvuracağı bir şiddeti önleme danışma merkezi açılmalıdır.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, toplumsal şiddet, cinsiyete dayalı şiddet, çocuk istismarı konularında toplumsal seferberlik ilan edilmesi gerektiğini düşünmektedir ve konuyla ilgili uzmanlar, örgütler, kurum ve kuruluşlarla birlikte çalışmaya ve yürütülecek çalışmalarda üzerine düşen sorumluluğu almaya, öncülük etmeye hazırdır.

 

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu (a)

       Dr. Özlem Gürkut

            (Başkan)